3/10
·144 syf.·
2026 13. kitabı
Bu eser Covid döneminde yazılmış. Yani görünen o ki, pandeminin etkisiyle altüst olan ve değişen dünyada Adam Bey oturduğu yerde bolca overthinklemi. Başka kaynakları durmadan referans göstererek "değişmek" üzerine bir şeyler karalamış. Zaten kitabın başlığı da doğrudan bunu söylüyor: "Değişmeyi İstemek Üzerine". Yani teoride var, pratikte yok. :) ​Bu yüzden kitaptan öyle çok büyük bir şey beklememek lazım. Yazı dili de pek çekici gelmediği için okurken zerre keyif alamadım. Kitapta Freud'dan esinlenen çok fazla fikir var. ​Kitaptan en vurucu cümle benim için de: ​"Başka bir dünyada durum farklı olabilir, ancak burada, dünyada yaşamak değişmek demektir, mükemmel olmak ise sık sık değişmiş olmaktır." ​Uzun lafın kısası, bu kitabın okuma keyfi 10 üzerinden 3. Bunun yerine gidin direkt Freud okuyun değişim üzerine.
Değişmeyi İstemek ÜzerineAdam Phillips · Ayrıntı Yayınları · 2023256 okunma
Işığın ve Karanlığın Hikayesi
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 14:05
Dışarı'daki Kız 1 oldukça popüler olan bir manga serisi. Her zaman diğer insanların söyledikleri doğru çıkmayabiliyor, yine de ben bir şans vererek okumak istedim. Bu yüzden de tüm ciltlerini satın aldıktan sonra okumaya başladım. Sonuç olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Seri boyunca bizi sakin bir hikâye bekliyor. Arada çok az aksiyon yaşansa da genel olarak dingin bir havası var. Fakat çoğunlukla da tekinsiz bir ortam mevcut. Okuyucu için en büyük rahatsızlık unsuru ise kesinlikle bilgisizlik. Yazar bizi kasıtlı olarak olayların dışında tutuyor. Çok yavaş bir şekilde hikâyenin dünyasını keşfettiğimiz ve hakkındaki gerçekleri azar azar öğrendiğimiz için hem sabretmemiz hem de sonunu göremediğimiz bu yolda elimizdeki ufacık mum ışığıyla birlikte adım adım çıkışa ulaşmamız gerekiyor. Başlangıçta seriyle ilgili bildiğimiz tek şey, insan topraklarının İçeri ve Dışarı olarak ikiye ayrılmış olmasıydı. İnsanlar İçeri'de yaşarken, duvarların arkasındaki Dışarı'da dokunuşlarıyla canlıları lanetleyen varlıklar mevcut. Ana karakterimiz olan Shiva ise bir insan olmasına karşın Dışarı'da yaşıyor, üstelik bahsettiğim Dışarılılar'dan biriyle. Yani Doktor'la. Hikâyemiz ise bu ikilinin, karanlık ve ışığın günlük yaşantısı ile arka planda dönen hamleler ve saklı gerçekler üzerinden şekilleniyor. Elbette ki sadece Shiva ve Doktor'u görmüyoruz; her yeni bölümle birlikte olaylar gelişiyor ve manganın dünyası giderek genişliyor. Bu arada Shiva henüz yedi yaşlarındaki küçücük, masum bir kız. Doktor ise her an kaybetme tehlikesi taşıdığı hafızasıyla birlikte lanetli bir canavar. Özellikle herhangi bir olay yaşandığında bile onun Shiva'ya, "Ya onu lanetlersem?" korkusuyla dokunamaması beni en çok üzen şeylerden biriydi. Aklıma istemsizce Ateş Böceklerinin Işıldayan Ormanlarına geldi. Orada da Gin, Hotaru'ya dokunamıyordu.
1000Kitap
Dışarı'daki Kız 1Nagabe · Athica Yayınları · 2024494 okunma
Reklam
Alman Edebiyatı'nı Anlamak / Goethe
Puan vermedi·126 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:12
Lisede edebiyat dersinde görmüştük, yazıldığı dönemde birçok insanın intiharına sebep olduğu için bir dönem yasaklanan bir kitapmış. En büyük merakım bu bilgiden kaynaklanıyordu. İkincisi de yazarının Goethe olmasından. Werther, nişanlı olan Charlotte'a aşık oluyor ve daha baştan imkansız olan bu aşka kendini fazlasıyla kaptırıyor. Zaten kitabın önemi de buradan geliyor. Bu kitap yazılana kadar kimse insan ruhunun bu çelişkili, kıskanç, coşkulu, vesveseli, karanlık tarafını anlatmıyordu. Kitaplar daha çok dini ya da macera kitaplarıydı. Goethe insan ruhunu araladı. İnsanın yalnızlığını, 'modern overthink insanın' evrimleşme sürecindeki atasını yazdı yani Werther'i. 1774'te yazılan bu kitabın yazıldığı dönem, "Fırtına ve Coşku Dönemi" diye adlandırılır. Goethe, insan duygularını merkeze alan yaklaşımıyla "Romantizm" akımına öncülük etmiş sayılıyor. Kitaba yapacağım eleştiriye gelirsek Goethe, aklın kutsandığı bir zamanda duygulara yer vererek iyi etmiş ama o da aklını sağlıklı kullanamayacak kadar aşık olan Werther'in hayat enerjisinin tükenip yok olmasına izin vermiş. Yani içinde akıl olmayan duygu da zavallı Werther'i mahvetmiş. Kitabın aksine Goethe yaşlandıkça akla, ölçüye önem veren bir yazar haline gelmiş bu da onu daha dengeli biri haline getirmiş. Bunu kitaplarına da yansıtan Goethe bu nedenle Alman edebiyatında tek başına bir dönem / çağ gibi görülüyor.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 14:30
Hızlı ve keyifli okunan çerez bir kitap. Tom Hazard yaşlanamama hastalığı olan 400lerinde bir adam. Bir okulda tarih öğretmenliği yapıyor. Tarihi birçok olaya ve kişiye şahitlik ediyor. Bu yönüyle kurgusu eğlenceli. Derin psikolojik analizi yapılan karakterler yok kitapta. Bu yönüyle yüzeysel bir tarafı var hatta ana karakter yüzyıllar önce yaşadığı olayları hâlâ ilk günkü sıcaklığıyla overthink'lerken bir noktada "ama kardeşim sen de 400 yıl da fark edemediysen öhh yani" diyesim geldi. Neyse ki kitabın sonunda zamanın anlamını öğrendi de rahatladım :)
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
9/10
·220 syf.··
2026 7. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:21
Hayatının bir döneminde yolu terapiye düşmüş olan, terapiye devam eden veya hiç fırsatı olmayanların, kadınların, overthinkerların, anne ve babası ile ilişkisi her zaman sevgi dolu olmayan kendine anne ve babalık yapmak zorunda kalanların, cinselliği yüzünden utandırılanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,215 okunma
Söylenen Değil, Sızan Hakikat...
7/10
·120 syf.··
2026 34. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:00
Rachel Cusk’ın Resmigeçit’i, klasik anlatı beklentisini bilinçli şekilde kıran bir metin. Hikâye anlatmaktan çok, insanın kendini anlatma biçimini ifşa etmeye odaklanıyor. Ancak bunu doğrudan değil, “kulağı tersten tutan” bir dolaylılıkla yapıyor. Anlatıcı geri çekildikçe, konuşan karakterler öne çıkıyor; ama asıl dikkat çekici olan, onların ne anlattığından çok nasıl anlattıkları. Bu yüzden kitap, yüzeyde sakin ve düz bir dil kullanırken, alt katmanda oldukça yoğun bir psikolojik çözümleme sunuyor. Metnin gücü tam da burada başlıyor: insan manzaraları son derece gerçek, hatta rahatsız edici ölçüde tanıdık. İnsanların kendilerini anlatırken aslında nasıl sakladıklarını, çarpıttıklarını ya da farkında olmadan ele verdiklerini görüyorsunuz. Bu durum ister istemez okuru metnin içine çekiyor ama aynı zamanda zihinsel bir yük de bindiriyor. Çünkü bu kitap pasif bir okuma kaldırmıyor; dikkat, sabır ve aktif katılım istiyor. Hatta yer yer kendi overthinking döngülerimi tetikledi diyebilirim. :) Tam da bu yüzden, kitabın etkileyici olduğu kadar yorucu bir tarafı da var. Zihniniz zaten dağınıksa ya da karmaşık bir dönemden geçiyorsanız, bu metin sizi itebilir. Buna rağmen, sunduğu psikolojik derinlik ve gözlem gücü tartışılmaz derecede güçlü. Yine de içimde küçük bir itiraz var: anlatım biraz daha açık olsaydı, bu kitap benim için tartışmasız favori olabilirdi. Şu haliyle hayranlık uyandırıyor, ama mesafe de koyuyor. Okur kalın...
Alıntı
ResmigeçitRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 202546 okunma
Reklam
Reklam