"Ona aşık olmamak için," diye karşılık verdi teyze, "dikkatli olun!" - "Niye?" dedim. - "O sözlü biri," diye yanıt verdi..
Dostum, Belki de şu an izlediğin yol senin için en doğru olanı değil. Ancak, olduğun kişi ve mevcut alışkanlıkların sana bu yolun doğru olduğunu hissettirmeye devam ediyor. Eğer bu durumu derinlemesine değerlendirmezsen, hayat yolculuğun zamanla sana zarar da verebilir. Fakat unutmamalısın ki, bu değerlendirme sonrasında hemen her şeyi o anda değiştirmek zorunda değilsin. Ulaştığın farkındalık, şimdiki seni kabul etmekle başlar ve değişim ihtiyacını hissettiğinde daha bilinçli adımlar atmana yardımcı olur. ​Tüm bu süreçte kendi hayatındansa başkalarının hayat hikâyeleri hoşuna gidebilir. Kendi hayatında var olan güzellikleri göremeyip başkalarının hayatında gerçek olup olmadığı belirsiz güzellikleri gözünde büyütebilirsin. ​Sen de herkes gibi bir insansın. ​Ara sıra böyle düşünceler ve hissiyatlar içinde olmak normaldir. Ancak bu sürekli hale gelirse hayatını kendine zehir edersin. ​Öncelikle anlamalısın ki herkesin hayat hikâyesi farklı. Aynı, benzer yollardan ilerlese bile insanlar, yaşadıklarına farklı anlamlar yüklüyor ve farklı düzeylerde değer atfediyorlar. ​Aynı zamanda herkes kendi hızında ilerliyor. ​Yaşadıkları, yaptıkları, başardıkları ve diğer tüm her şey farklı yaş aralıklarında gerçekleşiyor. Kimisi 18 yaşında evlenirken kimisi 33 yaşında evleniyor. Kimisi 25 yaşında zengin olurken kimisi 55 yaşında zengin oluyor. Kimisi kendi hayatının değerini 14 yaşında fark ederken kimisi de 44 yaşında fark edip ona göre davranıyor. Herhangi birisi için bu erken ya da geç diyemeyiz. Herkesin yolculuğu kendine özgü ve özel. ​Sen de başkalarına benzemek zorunda değilsin. Bu zamana kadar yaşadıklarının değerli olduğunu bilmeli ve bu zamandan sonra yaşayacaklarına kendini de katmalısın. Kendini dışarıda tutarak, ikinci plana koyarak bu hayat yaşanmaz.
Sayfa 409
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsan neye inanirsa, ona göre davraniyor.
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Huzurlu olmak ise manevi açıdan güçlenmek demektir. Merhamet, insanları sevmek, bağışlayıcılık, yardımseverlik maneviyata giden yolda yapıtaşlarıdır. Dine dayalı inanç sistemi de maneviyatı teşvik eder ve kolaylaştırır. Ancak dinsel inanç olmadan da maneviyat mümkündür. Bu da kuvvetli bir vicdana sahip olmakla mümkündür. Vicdan, sorumluluk demektir. İnsan dünyaya "bedeni" ile gelir. Üç yaşından sonra bedenini annesinden ayırır, "ben"i gelişir. Vicdan kişi olgunlaştıkça gelişir ve ona uygun olmayan davranışlarından ötürü "sorumluluk" yükler ve/veya "azap" çektirir.
Sayfa 220
Olgun insan kalbine yakın olanı "çantada keklik" saymaz ve "kendisi için ne kadar önemli olduğunu" ve "ne için önemli olduğunu" ona hissettirir. Bunun için de onlara zaman ayırır. O insanların varlığına şükreder ve onlarsız hayatın ne kadar anlamsız olduğunu düşünür.
Sayfa 217
Empati konusunda yaşanan güçlüğün kaynağı, empati için karşımızdaki kişiyle eşit ilişki kurmak gerekmesidir. Karşısındakini eşit kabul etmeyen kişi ona ancak "acır" ve "merhamet duyar" ancak empati gösteremez.
Sayfa 216