Puan vermedi·416 syf.··
2026 11. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
Niteliksiz Adam 2” modern insanın teşhisi. sana kim olduğunu söylemez. Daha acısını yapar: Kim olmadığını yüzüne vurur. Ulrich’in zihni bir kaçış değil, bir çöküş alanı. Düşünce büyüdükçe eylem ölüyor. Bu kitapta kahraman yok. Çünkü bu çağ kahraman doğurmuyor oyalanan, erteleyen, düşünen ama asla tamamlanmayan insanlar üretiyor. Ve en sert gerçek: Hayat, anlam arayanları değil… karar veremeyenleri harcıyor. Okurken değil, bittikten sonra rahatsız eder. Çünkü susmaz. İçinde kalır.
Niteliksiz Adam 2Robert Musil · Aylak Adam Yayınları · 2018629 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 3. kitabı
Jack London’ın Deniz Kurdu romanını elime aldığımda sayfaların arasından odama sızan şey sadece tuzlu deniz kokusu değildi. İnsan ruhunun karanlık ve tekinsiz tarafları da benimle birlikte o gemiye bindi. Sislerin içinde kaybolan Hayalet gemisi, hırçın dalgalar, yalnızlık ve sürekli hissedilen bir tehdit… Romanın atmosferi tam anlamıyla insanı içine çekiyor. Çoğu kişi Wolf Larsen’i sadece acımasız bir zorba olarak görüyor. Ama ben karaktere biraz farklı baktım. Beni etkileyen şey zalimliği değil, hayatla giriştiği o amansız mücadeleydi. Larsen kitaplardan değil, hayatın sert tarafından yetişmiş biri. Bir yandan tayfayı demir disiplinle yönetirken diğer yandan insanın varoluşunu sorguluyor. Bu tezat bana oldukça ilginç geldi. Wolf Larsen’de beni asıl etkileyen şey ise yaşama tutkusuydu. Adam ölümle burun burunayken bile hayata tutunuyor. Kolay kolay teslim olmuyor. Dünyaya karşı öfkesi de, gücü de, inadı da biraz buradan geliyor zaten. Bir de Humphrey Van Weyden var. Bana göre romanın en önemli taraflarından biri bu karakterin dönüşümü. Eğer o gemi kazası yaşanmasaydı Humphrey muhtemelen ömrü boyunca Wolf Larsen gibi insanları gerçekten tanıyamayacaktı. Konforlu hayatının içinden bakarak onları anlayabileceğini sanacaktı ama anlayamayacaktı. Çünkü bazı insanlar hayatı salonlarda, bazıları ise fırtınanın ortasında öğrenir. Bazıları ekmeğini masa başında kazanır, bazıları ise tırnaklarıyla kazıyarak. Roman boyunca Humphrey’nin karşılaştığı şey sadece Wolf Larsen değil; emekle, yoksullukla, güçle ve hayatta kalma mücadelesiyle yoğrulmuş bambaşka bir dünya. Bu yüzden Deniz Kurdu bana sadece bir deniz macerası gibi gelmedi. Bir sınıf farkını, insanın doğayla ve düzenle mücadelesini de anlattı. Kitabı kapattığımda aklımda kalan soru şuydu: Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·456 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Melin Söğüt // Döneceksin Diye Söz Ver Merhabalaaaaağğğrrrrr. Bu akşam en bi sevdiğimiz kurgulardan olan askeri kurgu önerisi var yazarla tanışma kitabımdı, ilk birkaç sayfa adapte olmakta zorlansam da sonrası su gibi aktı gitti resmen diyor konusuna geçiyorum. Mahir Ali askeriyede üsteğmen. Sarı saçlı yüzünü göremediği bir kadını kovalıyor da kovalıyor. Sonunda kızı yakaladığında buldum seni peri kızı diyor, kız da ona asıl ben seni buldum diyor. Durun durun. Aslında olay şöyle. Mahir Ali, Bozdoğan timinin komutanı. Uzuuuun bir operasyona katılmışlar. Operasyon bitmek üzereyken yaralanmış ama yıkılmaz bir birey olduğu için alaya gelene kadar dayanıyor. Yarasıyla ilgili bir şey yok bir şey yok derken oradaki bir hemşire yarasının iltihap kaptığını fark edip onu hastaneye sevk ediyor, Mahir Ali’nin hayatını kurtarıyor yani. Mahir Ali biraz sert ama çok harbi ve de hoş bir bey. Komutanları dahil herkes onu baş göz etmeye çalışıyor ama Mahir Ali’nin bu taraklarda bezi yok. Hatta baskının çok olduğu bir zaman diliminde kendine hayali bir kız arkadaş bile edinmiş bir süre oyalamış bu etrafındakileri ama kızla tanışmak istediklerinde Mahir ayrıldıklarını söyleyerek bir süre daha oyalamış milleti baskının coştuğu bir zaman diliminde de askeriyeye tayin olan Şimal Ayperi hemşireyle bir oyuna giriyorlar. Sahte sevgili hatta sahte nişanlı olarak buluyorlar kendilerini. Herkesin bir kaçışı var ama kaderden kaçılmıyor, bazı yollar mutlaka birleşiyor. Yukarda dediğim gibi başta biraz adapte olamadım ama Ayperi’nin bıcır bıcır hali, Mahir Ali’nin odun ama kızı kırmamak için oyuna ayak uyduruşu hatta bu oyundan keyif alışı… ay çok güzeldi çok yan karakterlerin hikayeleri de çok güzel ve güzelleşmeye devam edecek eminim. Bizim henüz sebebini bilmediğimiz olayların sebeplerini
Döneceksin Diye Söz VerMelin Söğüt · Dex Yayınevi · 202641 okunma
9/10
·72 syf.·
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Modern çağ filozoflarından Byung-Chul Han, “enformasyon” ve “demokrasi” kavramlarını bir araya getirerek “Enfokrasi” adlı yeni bir kavram ortaya çıkarmış. Han’a göre dijital çağda iktidar artık yalnızca disiplin, yasak ya da baskı üzerinden değil, enformasyon akışları, veri üretimi ve dijital iletişim ağları üzerinden işlemektedir. Modern dünyanın yeni iktidar biçimi, bireyi baskıyla değil paylaşımla, zorlamayla değil serbest bırakmayla, yasaklarla değil özgürlük hissiyle kuşatmaktadır. Enfokrasi, tam olarak bu dönüşümün adıdır. Geçmişte iktidarlar/güçler kitleleri gözetleyerek tahakküm altına alırdı. Byung Chull Han'ın Enfokrasi kavramını anlamak için Panoptikon modelini bilmek gerekiyor. Çünkü Enfokrasi, Panoptikon'un sonrasıdır. Panoptikon köken olarak Jeremy Bentham’ın tasarladığı ideal hapishane modeline dayanır. Bu yapıda mahkumlar, merkezdeki bir gözetleme kulesi tarafından sürekli izlenebilecek şekilde hücrelere yerleştirilir, fakat mahkum, gerçekten izlenip izlenmediğini asla bilemez. Böylece fiziksel bir zorlamaya gerek kalmadan, birey “her an izleniyor olma ihtimali” üzerinden kendini kontrol etmeye başlar. Michel Foucault bu modeli yalnızca bir hapishane düzen olarak değil, modern iktidarın işleyiş mantığı olarak yorumlar. Ona göre panoptikon, hapishaneye özgü bir istisna değil, okuldan hastaneye, fabrikadan kışlaya kadar modern toplumun tüm kurumlarına yayılan bir disiplin mekanizmasıdır. Foucault’ya göre modern iktidar artık doğrudan zor kullanarak değil, bireyleri sürekli görünür kılarak işler. Görünürlük burada bir açıklık değil, bir denetim biçimidir. Birey gözetlenip gözetlenmediğini bilmediği için gözetimi içselleştirir ve kendi davranışlarını sürekli olarak düzeltir. Böylece dışsal iktidar, içsel bir denetim mekanizmasına dönüşür. Ancak
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022418 okunma
Puan vermedi
Açıkcası benim yorumum muhtemelen çok doğru olmayacak çünkü ilk kitabı okuyalı 1,5 yıl oldu. Ben ilk kitabı gerçekten çok heyecanlı bir şekilde okuyordum ve bir sonraki sayfayı istemsiz çeviriyordum. Bu kitapta onu pek hissedemedim ya.. Hatta okurken sıkıldım diyebilirim. Eğer 300 sayfa olmasa gerçekten bitiremezdim çünkü sonuca yaklaşırken kitap çok oyalandı bence. Karakterler de bir garip geldi yani ilk kitaptakine göre. Sanki ilk kitabın bu kadar popüler olmasını kaldıramadı yazar gibi geldi. Neyse yine Kai aşkım için 10 üzerinden 6.
RecklessLauren Roberts · Simon - Schuster Children's UK · 2024460 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 34. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 20:07
Hayal kırıklığına uğradığımı söylesem yeridir. Yazar bazı şeyleri çok uzatmış ve esas olaya girmekte çok oyalamis. Oysa birçok eseri o kadar güzel ki... Bir de Yeşil Yol'un filmini izlemiştim çok güzeldi, sonra kitabını okumaya karar verdim sırf filmi ve yazarı için ama ne yazık ki beklediğim performansı bulamadım. Devam etmekte kendimi ne kadar zorlasam da bir türlü başaramadım. Daha fazla bu kitabi okumaya katlanamayacagim.
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma