İyi Kitap
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 04:38
Kitap dinlemeye dair önyargılarım vardı. Sonra bir vesileyle sesli kitap uygulamalarından birinden bir aylık üyelik aldım. Bu kitap dinlediğim ilk kitaptı. Beni yerden yere vurdu. Hem çok tanıdık, hem çok yabancı bir aile hikayesi… Her bir karaktere iç sesleriyle yer veriyor. Hepsi çok gerçek. Hayatımdaki insanlara benzerlikleriyle beni şaşkına çevirdiler. Sonra bir noktada karakterlerden birini kendime öyle yakın hissettim ki, bu ancak usta bir kalemde çıkmışsa hissedebildiğim bir duygu. Ayrıntılarla örülmüş, hem insanı merakta bırakan hem derinden etkileyen şekilde gelişen bir olay örgüsü var. Velhasıl bu kitap, sesli kitaba dair önyargımı da kırmıştır. Ne mutlu bana:) -Çiğdem karakteri sana çok başka bi gıcık oldum kızım, seni var ya gözüm görmesin.-
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
10/10
·136 syf.·
2026 9. kitabı
Herkesin içinde kimseye söylemediği,kendine bile zor itiraf ettiği bir 'iç odası' vardır ya;bu kitap sanki o odanın anahtarı gibi.Özellikle 'Ay Anam' şiiri...İnsanı bambaşka bir dünyaya götürüyor.Şair insanın kendisine olan yabancılaşmasını bitiricek olan şeyi öyle bir kelimeye dökmüş ki,başka türlü anlatılamazmış diyorsun.Her sayfasında kendimden bir parça bulduğum en kıymetli okumalarımdan,en özel yolculuklarımdan biriydi.Keyifli okumalar dilerim.
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Altı Harfli Bir Tatlı / Şermin Yaşar
Puan vermedi·248 syf.··
2026 35. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini uzun zamandır merak ediyordum ve bu romanla tanışmış oldum. İlk dikkatimi çeken şey, yazarın yalın ve gösterişsiz anlatımıydı. Öyle bir dili var ki okurken kendinizi bir köy bahçesinde, karakterlerin karşısına oturmuş da hikâyelerini bizzat onlardan dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, karakterlerin siyah ya da beyaz olarak çizilmemiş olmasıydı. Şermin Yaşar, kahramanlarını aklamaya çalışmıyor; onları tüm kusurları, eksiklikleri ve kırgınlıklarıyla okurun karşısına çıkarıyor. Bu yüzden bazı anlarda karakterlere üzülürken, bazı anlarda onlara kızıyor; hatta yer yer yaşadıklarıyla yüzleşmelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorsunuz. Bu grilik hissi, romanı benim gözümde daha gerçek ve etkileyici kıldı. Selime Teyze ise okurken en çok zorlandığım karakter oldu. Kocasını kaybettikten sonra kendi yasına öylesine gömülmüş ki çocuklarının yalnızlığını, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını göremez hâle gelmiş. Roman boyunca Selime’den çok onun çocuklarına üzüldüm. Özellikle Yıldız’ın hikâyesi yüreğime dokundu. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra, annesini de manevi olarak yitirmiş bir çocuğun yalnızlığı çok gerçek ve çok acıydı. Tüm zorluklara rağmen okuyup doktor olması ise onun adına sevindiğim nadir anlardan biri oldu. Bir diğer yaralı hikâye ise Meltem’inkiydi. Daha bebekken annesi tarafından terk edilen, hayatı boyunca anne-baba eksikliğiyle büyüyen Meltem’in sevgi arayışı içimi burktu. Evliliğinde de aradığı sıcaklığı bulamaması, ait olma ihtiyacını sürekli içinde taşıması karakterini benim için daha da dokunaklı hâle getirdi. Romanın sonunda, babaannesinin tarif defterinden çıkan ve dedesinin bulmacadaki “altı harfli bir tatlı” sorusuna verdiği “Meltem” cevabı ise kitabın en güzel anlarından
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:04
Ruhun da zaman zaman dinlenmeye, anlaşılmaya ve gerçekten dinlenilmeye ihtiyacı yokmu sizce de? Kesinlikle var!... Ve Melda hanım bunu öyle güzel anlatmış ki, kendinizi bu akışa teslim ediyorsunuz Hayatın içinde çoğu zaman güçlü görünmeye çalışırken görmezden geldiğimiz kırılmaların da bir anlamı olabileceğini hatırladım. Bir yanda uyanışın verdiği farkındalık, diğer yanda çatlayıp dağıldığmı hissettiğim anlar... Ardından gelen kayboluş hissi, sonrasında arayış ve seçimler. Kitap boyunca karşıma çıkan her durak, insanın kendine varma serüveninin farklı bir yüzünü gösterdi bana... En çok da kusursuz olmaya değil, olduğu haliyle kendine yaklaşabilmeye vurgu yapmasını cok sevdim. Çünkü bazen insanı değiştiren şey büyük cevaplar değil, doğru zamanda karşısına çıkan küçük bir fısıltılar oluyor... Satır aralarinda, ruhun yüklerini, sessizliklerini ve ihtiyaçlarını hatırlatan bir atmosfer yakaliyorsunuz. Kendine dönmeye cesaret edenlerin, iç sesini uzun zamandır duymayanların ve hayatın koşuşturması içinde biraz durup nefes almak isteyenlerin siirsel denemelerle anlattigi bu kitapla yazarimiz biz okurlarinda kendinden bir parça bulabileceklerini düşünerek kaleme aldığını düşünüyorum Usulca fısıldıyor anlatmak istediklerini Ruhumun Fısıltısı, adının hakkını vererek okurunun kalbine sessizce dokunan kitaplardan biriydi...
Ruhun FısıltısıMelda Kamhi Kosif · Destek Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2026 194. kitabı
Okurken, "Yaşamak için ne kadar az zamanımız kaldı?" sorusunu iliklerinizde hissediyorsunuz. Zweig, dışarıdaki toplumsal vahşet ile içerideki o "tek kişilik, tek gecelik" aşkın yarattığı tezatı öyle ustaca işliyor ki, kitabın kapağını kapattığınızda dışarıdaki dünyanın gerçekliği bir anlığına bulanıklaşıyor. Eğer hayatın geçiciliğine ve sevginin o çaresiz, hırçın gücüne dair bir şeyler okumak istiyorsanız, bu öykü tam size göre. Zweig yine yapıyor yapacağını; kalbinizin tam ortasına, o incecik ama derin iz bırakan kalemini saplıyor.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
9/10
·70 syf.··
2026 190. kitabı
Bazı kitaplar vardır; sayfalarını çevirirken sadece okumazsınız, yazarın acısını kendi ruhunuzda hissedersiniz. Rahel, Tanrı’yla Hesaplaşıyor, tam olarak böyle bir deneyim. Öyle süslü cümleler veya uzaktan yapılmış felsefi çıkarımlar aramayın burada; karşımızda sadece çıplak bir acı ve o acıya cevap vermeyen bir sessizlik var.
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma