Bazen en başına geri dönmüşüz gibi hissediyordum. Elemental'e ayak bastığım ilk zamanlarda bana böyle davranıyordu, bazen huysuz ve çoğunlukla alaycı. Ama daha sonra bütün bunların beni korumak için olduğunu öğrenmiştim. Yine öyle yaptığını biliyordum. Bu defa ben de onunla aynı oyunu oynuyordum. Söyleniyor, huysuzlanıyor ve alay ediyordum. Böyle yapmazsak ciddi konuları konuşmamız gerekecekti ve ciddi konular ikimizin de uykularını kaçırıyordu.
— 1 —
titrek bir mum alevinin
havaya bıraktığı bulanık bir is
ve yollara dökülen göz gözü görmez bir sis
değildik biz
bir genç kızın çeyizlik elişiydi
ve gerdek gecesindeki bir gelin gibi dişiydi
yalın yürek üzerinde koştuğumuz deniz.
beni yaşamımla sorgula
iki gözüm
beni yüreğimle
beni özümle.
bilimle anla beni tarihle yargıla.
— 2 —
bir gece şafak sökmeden asılacağım:
bal değildir
ölüm bana
idam gül değildir bana
geceler çok karanlık
gel düşümdeki sevgilim
ayışığı yedir bana.
duygu bana
öykü bana
yaşadığım her saniye
(...) Öyle konuşuyorsun ki, sanki benim isteğime bağlıymış gibi her şey; sanki elimde seçme özgürlüğü var. O'nu seçen ben değilim gerçekte, O seçti beni...
Sayfa 164 - İçte ve Dışta, Can yayınları·Kitabı okuyor