Keşke insanlar da kitaplar gibi olsalardı.
Bir romanın yarısına gelip de beğenmediğinizi fark ederseniz onu bir kenara bırakıp yenisini bulabilirdiniz. Aynısı filmler ve diziler için de geçerliydi. Öyle yaptınız diye kimse sizi yargılamazdı, vicdan azabı duymazdınız, siz söylemek istemediğiniz takdirde kimse bilmezdi bile. Ama insanlar söz konusu olduğunda sonuna kadar gitmek zorunda kalırdınız ve yazık ki herkes sonsuza dek mutlu yaşamazdı.
Bazen aklınız tutulur, heyecan benliğinizi ele geçirir, kendi mahvımza sebep olacak bir adım atmış olmanıza rağmen coşku burnunuzun ucundaki hakikati görmenizi engeller ya, sanırım öyle olmuştu.
Allah Teala bizleri göz açıp kapayacağımız süreden daha kısa zaman dilimlerinde nefsimizle baş başa bıraktığında öyle ameller işliyoruz ki bunlar, hayatımızın geri kalanında iz bırakacak derin yaralara neden oluyor.