Puan vermedi
Yazarın kişisel anılarını, duygusal açıklamaları ve politika eleştirisiyle harmanladığı bir metin. Bu metin öyleymiş gibi görünse de aslında bir aile hikayesi değil, bataklığa saplanmış geniş sosyal yapıların eleştirisi. Baba, sadece biyolojik bir figür değil, aynı zamanda sistemin yarattığı sonuçların somutlaşmış halidir.
Edebiyat
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,997 okunma
UYANIŞ MI VAZGEÇİŞ Mİ?
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bu kitapla ilgili inanılmaz çıkarımlar varsayımlar sebep sonuçlar yazmak mümkün.. 1600'lü yıllarda yazıldığını düşünürsek hayran olmamak gerçekten elde değil. Don Kişot tanıdığım en şapşal, tatlı ve komik, kendi iç dünyasında bir adalet anlayışı olan illüzyonlardan var edilmiş bir karakter olmasına rağmen nasıl bu kadar gerçek hissettirebilir kendini bana bilmiyorum.. Retorik anlamda gelişmiş konuşma ve ikna becerisine sahip biri. Onun kitaplara ve okumaya düşkün olduğunu biliyoruz ve aslında bu kahramanlığa özenmesi gayet doğal değil mi?(haha bi an onun avukatı gibi hissettim) Uzun zaman sonra bir karakterin beni bu denli etkilemesi öyle ruhuma dokundu ki son sayfaları okumaya yüreğim zor el verdi.. Evet, hepimiz aslında kendi hayatlarımızın kahramanı değil miyiz.. onun da tam olarak yapmaya çalıştığı buydu. Birisi olmak, bir şeyler başarmak, en çok da kendine kanıtlamak istemesi her ne kadar aşık olduğu kadın için yaptığını söylese de bütün bunları kendini kanıtlama çabası mevcut. Süreklilik onu ayakta tutan şey, bir şeylerle mücadele ettiğine inanmak ve yenmek onu hayatta tutuyor. Peki kendini bulabildi mi Don Kişot bunu soruyorum kendime? Kendi yolumda ben de kendimi ararken, aslında bazen gerçeklere ben de nasıl göz yumdum diye sordum kendime. Zira gerçekler ağırdır kabullenmesi tıpkı köyüne dönmenin ona aslında bir hiç gibi hissettirmesi gibi. Bütün bu zaman boyunca kendini mi kandırdı yani? Gayesi hiç görmediği bir kadına olan kavuşma arzusu diye kendine inandırdığı.. Her şeye rağmen Don Kişot bize cesur olmayı ve korkmamayı öğretiyor aslında gerçek yenilmez bir savaşçı olmamasına rağmen öyle olduğuna inanması garip bir şekilde manipülatif etkiler yaratıp işe yarayabiliyor. Bir şeye ne kadar inanır öyleymiş gibi yaparsan ona dönüşmen gibi. Biraz da bu açıdan
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Teknik tarafını beğenmesemde eğlendim.
5/10
·256 syf.··
2026 131. kitabı
Konu olarak kötü değildi ve oldukça akıcı ilerleyen bir kitaptı. Sayfalar hızlı akıyor, kitap kendini okutuyor. Ancak işleniş kısmı bana oldukça amatör hissettirdi. En büyük problemim olayların neden-sonuç bağlarının yeterince kurulmamış olmasıydı. Kitap boyunca sürekli bir şeyler oluyor ama “neden oldu, ne tetikledi?” kısmı çoğu zaman yüzeyde kalıyor. Bu yüzden olaylar hareketli olsa bile duygusal ve mantıksal ağırlığını tam hissedemedim. Mekân betimlemeleri de oldukça zayıftı. Bulunulan yerler gözümde yeterince canlanmadı ve atmosfer tam oturmadı. Özellikle akademi ortamı sadece dekor gibi kalmış. Daha güçlü akademi dinamikleri ve daha derin yan karakterler görmek isterdim. Karakter tarafında da benzer bir sorun yaşadım. Çoğu karakter bana yapay geldi ve yeterince derinleşemedi. Duygu aktarımında ise “gösterme” yerine sürekli “anlatma” yöntemi kullanıldığı için karakterlerin hislerini okuyucu olarak yaşayamadım. Ne hissettikleri söyleniyor ama o duygu bana geçmiyor. Fantastik evren tarafı da yeterince temellendirilmemişti. Bazı şeyler sadece “öyleymiş” gibi sunuluyor ama neden öyle olduğu açıklanmıyor. Bu da yer yer “ben yaptım oldu” hissi yaratıyor ve dünyanın inandırıcılığını zayıflatıyor. Ayrıca yazım ve editöryal anlamda da hatalar vardı. Genel olarak kitap bana ilk taslak hissi verdi. Sanki olay örgüsü hızlıca yazılmış ama atmosfer, mekân ve duygu katmanları yeterince işlenmeden bırakılmış gibiydi. Hikâye sürekli aynı ritimde ilerlediği için bir noktadan sonra duygusal olarak düzleşmeye başladı. Bir diğer konu da kitabın smut tarafıydı. Ters harem dinamiği bir noktadan sonra hikâyenin önüne geçmeye başladı ve kitap yer yer romantik/fantastik atmosferden çok erotik fantezi hissi verdi. Smut içerik oldukça yoğun olduğu için bu konuda hassas olanların başlamadan
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 2026101 okunma
Alıştığın Rol, Olduğun Kişi Olursa...
8/10
·249 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:34
Cuma Bozkurt 'un sade ama derin bir anlatımı şunu sorgulatıyor; Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece yaşıyormuş gibi mi yapıyoruz? “Mış gibi” yapmak… Hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden, başvurduğumuz bir kaçış yolu. 'İyiymiş' gibi, 'güçlüymüş' gibi, 'unutmuş' gibi… Bu kitap tam da bu “mış gibi” hâlinin görünmeyen tarafını yüzümüze çarpıyor. Başta sadece bir rol, bir korunma yöntemi gibi görünen bu durum, zamanla insanın kendisini kandırdığı bir döngüye evriliyor. Sonuç olarak bu kitap, size bir şey öğretmekten çok, zaten bildiğiniz ama görmezden geldiğiniz gerçekleri hatırlatıyor. Ve en çarpıcı mesajını sessizce bırakıyor: Bir gün gelir, “mış gibi yaptığınız” her şey… sizi gerçekten öyleymiş gibi biri yapar :) Bu yüzden belki de asıl soru şu; Gerçekten kim olmak istiyorsunuz?
Alıntı
Mış GibiCuma Bozkurt · Play Kitaplar · 202633 okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 19. kitabı
Dünya adil bir yer değil.Ama öyleymiş gibi davranıyoruz. Kitaplarda okuyoruz,televizyonda izliyoruz,haberlerde görüyoruz sonra da şu an benim yaptığım gibi sosyal medyada bunları paylaşıp beğeni beklemekle yetiniyoruz.Bazen kötü olarak nitelendirdiğimiz insanlardan daha da kötü olduğumuzu düşünüyorum.Sadece susup seyirci kaldığımız için... Bu kitabı okuyun. Dünyadaki tüm çocuklar mutluymuş gibi davranabilirsiniz ya da tıpkı bu kitaptaki gibi dünyada milyonlarca mutsuz çocuğun olduğu gerçeği ile yüzleşirsiniz.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 30. kitabı
⪻ ᏦᏗᏖᎥᏝ-ᏦᏗᏝᎮᏝᏋᏒ-ᏕᏋᏂᏒᎥ 1- ⪻ Başta intikam hikayesi okuyacagımı sanmıştım ama ilerledikçe öyle olmadığını anladım hatta ikinci kitap tamamen öyleydi ama onu 2.kitabın postunda anlatırım Toprak annesinin cansız bedenini buluyor banyoda ama bunu yapanlar bulunamıyor derken ona bir telefon geliyor polis arkadaşından ve katilin Kerem oldu bilgisi veriliyor. Bunun üzerine kızımız Kerem'i takip ediyor gün gün,nereye gidersen ne yapar ne yer içer her şeyini öğreniyor ve intikam için kurduğu planı uygulamaya başlıyor. Önce tanışıp sonra kendine aşık edecek en son ise intikamını alacak. Tesadüf olmayan ama öyleymiş gibi bir tanışmayla hikayemiz başlıyor. Kerem manevi annesini kaybediyor tıpkı Toprak'ın ki gibi onun annesi de cinayete kurban gitmiştir. Bunun sorumlularını bulmak için İstanbul'a annesinin abisinin hayatına sızması gerekıyor yani o da kendince planlar yapmış ve uygulamaya gececektir. Tabii bu sırada Toprak ile tanışıp kaynaşıyorlar birbirlerine içini döküyorlar (Toprak kısmen anlatıyor ) ve Kerem'in kurduğu planda Toprak'da yer almak istiyor Kerem biraz şüpheli yaklaşıyor ama en sonunda kabul edip yola koyuluyorlar. İstanbul'a gidip annesinin abisine kendilerini kardeş gibi tanıtıp yanında işe başlıyorlar. Planın ilk etapta tamam ama ya sonrası... Devamı 2.kitapta ve asıl olaylar orda başlıyor. Sevgiyle ve kitapla kalın
Katil Kalpler Şehri 1Elif Melissa · Ephesus Yayınları · 202548 okunma