Geçiciliğin Kesinliği
“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, süs, aranızda övünme ve mal ile evlat çoğaltma yarışından ibarettir.” — Hadîd / 20 Bu ifade, insan düşüncesinin vardığı en uç noktaların bile ötesinde duran yalın bir gerçeği işaret eder: görünür olanın mutlaklığı değil, geçiciliği. Bazen tüm ideolojiler, tüm fikir sistemleri ve insanın kurduğu bütün anlam haritaları aynı noktada çözülür. Geride kalan şey, yalnızca değişimin kendisidir. Bu dünya; sabitlik iddiası taşıyan her düşünceyi sessizce tüketen, sürekli hareket hâlinde bir sahne gibidir. Belki de bu yüzden, en güçlü hakikat iddiası bile sonunda aynı yere çıkar: insanın merkezde olmadığı, her şeyin akış içinde bulunduğu bir düzen. Ve geriye şu soru kalır: Bu akışın içinde, neyi gerçekten “kalıcı” sanıyoruz?
Kafam dağılsın, azıcık eğleneyim diye oyun indirdim. Lannn daha silah alamadan taaa Allah'ın dağından kafama tek atıyor serefsiz, böyle oyun mu olur....
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
istikrar testi
bugün küçük gördüğün, önemsemediğin onun için de içine düştüğün basit ama kötü bir alışkanlığı terk et. şimdi buraya tarih atıyoruz. önemsememezlik etme. hafife almak da bi oyun. kaybedersin. 29.Haziran.2026
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜRÜM TÜRKİYE’M SELİMGÜRBÜZER Uzun yıllardır hem Bayburt Postası, hem En Politik adlı internet sitesinde yayınlanan yazıları 2023 yılı içerisinde Ölürüm Türkiye’m adlı üçüncü eserimi Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan okuyucu ile buluşturmanın heyecanını yaşamak apayrı bir duygu seli olsa gerektir. Yayınlanan bu eserim 612 sayfa hacimli, 10 bölüm altında 100’e yakın makaleden oluşuyor: -Hayat öykümden Ölürüm Türkiye’m Sevda kareleri, -Ölürüm Türkiye’m Sevdama ruh katan Şahsiyetler, -Türkiye’m Sevdasını Tehdit Eden İç ve Dış Mihraklar, -Fitne Katilden Beterdir, -Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz, -Türkiye’m Sevdasından Yeni Türkiye Yüzyılına Doğru, -Kimlik Bunalımı, -Kültür Buhranı ve Medeniyet Ruhu, -Rol Model Arayışları, -Sivil Toplum-Sivil Katılım-Sivil İnisiyatif vs. adlı bölümlerden oluşan kitapta, ayrıca Lise çağlarımda matbaasında çalıştığım Bayburt Postası Gazetesinin kurucusu Osman Okutmuş’u da “Kop Tipisi Işığı: Osman Okutmuş” başlıklı yazısı ile yâd etmiş oldum. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Ölürüm Türkiye’m ölümüne bir sevdadır. Çocukluğumuzdan gençliğe, gençliğimizden ihtiyarlığımıza ve ölene dek heyecanı hiç dinmeyecek sevda yüklü bir tutkudur bu. Hatta sevda yüklü bu tutku seli öyle derinlemesine ruh iklimimize işlemiş ki, geriye dönüp şöyle baktığımda hayat hikâyemin hemen her karesinde bunu görebiliyorum. Nitekim kaleme aldığım eser incelendiğinde Dede Korkut hikâyeleriyle doğup büyüdüğüm Bayburt’tan tutun da Dadaşlar diyarı Erzurum’da üniversite yıllarıma uzanan öğrencilik anılarımda, mezuniyet sonrası meslek hayatına başladığım Aziz İstanbul’un manevi ikliminde ve kuvayı milliye ruhunun merkezi Ankara’da meslek hayatımın devamında bir kısım
Nenelerimizin dövmeleri Arap aşiretlerinin kadınları sanki bu kaderin karşısında bir yakarma bir sevinç arayışı gibi dövme yaptırmış yüzlerine bütün sözcükler dualar ve ağıtlarda Atlas sayı 98 mayıs 2001 Resûlullah (sav) rüyasında başının kesildiğini gören bir adama gülümseyerek, “Şeytan birinizle uykuda oynadığında onu herkese anlatmasın!” şeklinde nükteli bir cevap vermiştir. Ceylanpınar ve urfada pek çok aşirette yaşıyor aşiretlere ise genelde gelenek görenek ve töre hakim bazen ne yazıkki o töreler insana kötü rüyalar gördürüp şeytanın elinde bir oyuncak haline getirebiliyor doğu güneydoğu ve Anadolu toprağı ataerkil bir yapıya sahip ve pek çok kez baskı gören kadınlar berdeller yaşamak mecburiyetinde kalarak dualarını ağıt yapmışlar ama ne çare Resûlullah (sav) in dediği gibi şeytan insan ile her yerde oyun oyunuyor fakat kötülüğe bilerek yenilen insan şeytana gülümsüyor insan töre ve kötü adetlerce başı kesilen binlerce kadına rastlıyor bugün güneydoğu ve doğu insanı törelere zalimliğe olan isyanını yüzündeki dövmeye yansıtıyor nenelerimizin isyanını anlatan bu döğmelere Deqin adı veriliyor kimi zaman yeşil kimi zaman mor olan bu döğmelerin her çizgisinde bir anlam ve hikaye var bu geleneksel bir dövme sanatı bu sanat sadece güzellik için yapılmaz aynı zamanda kadının yaşadığı içsel acının dışa vurumudur insanlar yaşadığı acı ve neşeyi bir ezgi gibi yüzlerine işlerler
Duygu ve Düşünce
Her satırını senin yazdığın bir oyun bu dünya
Duygu ve Düşünce