Karmakarışıklardayım ve üzgünüm
Puan vermedi·560 syf.·
2026 3. kitabı
Karmakarışıklardayım ve üzgünüm Biri sayesinde tanıdım Tehlikeli Oyunlar'ı. Oyun yazan, oyun oynayan Hikmet'i ise 6 ya da 7 yıl sonra okumuş oldum. Benim için ağır bir kitaptı. Kitap okumaya geç başlayanlardanım. Elimde uzun süre kaldı ama içime sindi; şimdi dönüp baktığımda, iyi ki diyorum. Tehlikeli Oyunlar... Ne gerçek ne hayal; kayboldum. Kaç Hikmet'le tanıştım bilmiyorum. Yaşamla ince ayarda bağ kurmuş biriydi. Sadece kendi karmaşasını değil, bu düzene dair söyledikleriyle de o dönemden bugüne pek bir şey değişmediğinin kanıtlarını sunuyordu. Albay, harika ve sabırlı birisin. Her eve lazım cinsinden... Anladım ki hayat da biraz böyle değil mi? Biz sadece dile getirmekte yetersiz kalıyoruz. Oysa içimiz, yuta yuta büyüttüğümüz bir cadı kazanı. Ve... Oğuz Atay, sen ne ince, ne hassas bir insansın. Bu dünyadan böyle güzel bir insan geçmiş. Seni tanımak onurdu. Teşekkür ederim.
Duygu ve Düşünce
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·
Beğendi
Cennet gibi bir ada, lüks bir tatil ve aralarında bir katil saklayan 10 kişi... Ruth Ware kalemiyle tanışanlar bilir; sizi öyle bir atmosferin içine çeker ki, sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamazsınız. O Kız ve Gerçeğin Peşinde kitaplarından sonra bu kitabını da çok beğendim. Mükemmel Çift, ilk sayfasından itibaren "Güven nedir?" sorusunu iliklerinize kadar sorgulatıyor. Kitabın Konusu: Her şey kusursuz bir kaçamak gibi başlıyor. Tropik bir ada, masmavi bir deniz ve huzur... Ta ki o ölümcül oyun başlayana kadar. 10 kişinin katıldığı bu oyunda kurallar çok baslit ama bir o kadar vahşi: Ya hayatta kalacaksın ya da en yakınındakine ihanet edeceksin. Sırlar açığa çıktıkça, o "mükemmel" görünen maskeler birer birer düşüyor. Eğer katili tahmin etmeye çalışırken ters köşe olmayı, yüksek tempoyu ve kapalı alan gerilimlerini seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız! Sizce hayatta kalmak için her şey mübah mıdır, yoksa sadakat her şeyden önce mi gelir? Yorumlarda buluşalım!
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202623 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Görmek
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:31
Görmek orijinal adıyla Ensaio sobre a Lucidez , kelime anlamı: Berraklık Üzerine Deneme, Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago’nun 2004 yılında yazdığı politik bir kitaptır ve Körlük kitabının da devam niteliğindedir. 2006 yılında İngilizce diline çevrilmesiyle 25 dile de çevrilmiştir. Ülkede seçim yapılmaktadır ve sağanak yağmur nedeniyle kimsenin gelmediği görülür ve eşe dosta haber edilir. Akşamüstü saat 4 gibi hava açsa da çok az katılım olur bundan dolayı iki saat daha uzatırlar. Başbakan sonuçları açıkladığında yüzde 75’ten fazla beyaz oy çıkar yani boş oy atılmıştır. Bir hafta sonra yine seçime gidilir, bu olay bana 2015 yılında koalisyon kurulamadığından tekrar seçime gidilmesini hatırlatır, seçimde bu sefer % 83’ten fazla çıkar ve sağ/sol oyları yine güdük kalır. Hükümet halkın arasına ajanlar sokar ve beyaz oyun bulaşıcı olduğunu düşünür. Hatta hükümet başkenti değiştirmek ve emniyet güçlerini de çekmek ister. Kaos olması için metro istasyonuna bomba koyarlar iç işleri bakanının bundan haberi vardır ama belediye başkanı bunu hükümetin yapmasından şüphelenir ve onları suçlar. Hatta metronun karşısındaki parka ölenler için anıt yaparlar ve ölenlerin ailelerine yardımda bulunurlar. Dört yıl önce körlük hastalığı ile ilgili ilk kör olan Cumhurbaşkanına mektup yazar ve o da bunu başbakanla paylaşır. Karantinaya alındıklarında doktorun eşinin kör olmadığını ve kadının makasla cinayet işlediğini söyler. Ayrıntılı bilgi isterler adamdan o da 6 kişi ve bir köpeğin bulunduğu fotoğrafı verir. Kendi eski eşi de vardır ama artık onunla da görüşmediğini ifade eder. Günümüzde de demokrasi yolu tıkandığında yönetenlerin yargı eliyle kendi yerlerini korumak adına mutlak butlana sığındığını çok yakından gördük. İç işleri bakanı ve Komiser: deniz papağanı ve albatros kod
1000Kitap
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:06
Tijan Sila Saraybosna Radyosu, 1992 yılında patlak veren Bosna Savaşı’nı on yaşındaki bir çocuğun(yazarın) gözünden anlatan sarsıcı ve otobiyografik bir romandır. Savaşın çocukluk, aile ve insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkisini naif ancak çarpıcı bir dille aktarır. Savaşın ilk günlerinde ailesiyle birlikte Saraybosna'da mahsur kalan anlatıcı Tijan'ın büyüme hikâyesidir. On yaşındaki bir çocuk için oyun oynamak bir kenara bırakılır; hayatta kalmak, yiyecek bulmak ve harabelerde dolaşmak tek gerçekliğe dönüşür. Melankolik ve zaman zaman trajikomik bir ton hâkimdir. Ölümün, korkunun ve belirsizliğin nasıl kanıksanıp sıradanlaştığı, bir çocuğun objektifinden melankoliyle harmanlanarak anlatılır. Kitap, savaşın geniş tarihsel analizini yapmaktan ziyade, savaşın doğrudan içimize nasıl işlediğini odağına alır ve savaşın kederini ve seslerin kesilip durduğu bir ortamda hayatta kalma mücadelesini gözler önüne sermektedir. Gönülden tavsiyemdir...
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025742 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:54
Tek kelimeyle müthiş bir kitaptı. Çoğu şeyler tahmin ettiğim gibi ilerlemiş olsada verilen mesajdaki gerçeklik ve meraklandırıcı ögelerin yanında dönen oyun dizilimleri harikaydı.
1000Kitap
KuklaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20199,6bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 97. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:12
Septoloji, birbiriyle bağlantılı yedi ayrı eserden (roman, oyun veya şiir) oluşan edebi bir seri veya yapı anlamına gelir. 2023’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer bulunan, Öteki İsim’in de içinde olduğu yedi kitaptan oluşan bu derinlikli metin New York Times ’ın 21. Yüzyılın En İyi Yüz Kitabı arasında. Sanırım yazarı ve yazdıklarını özel kılan, #dokuzkatlıinsan ‘ı en filtresiz haliyle çözümlerken okuyucusunun kendisiyle özdeşleştirebileceği benliğine dokunması… Bengi dönüşün aksi sedası bir nevi … Tüm metin ben’liğe, varoluşa, inanca, hiçliğe ve her şeye dairken yazar odağına aldığı iki soruyu dikte etmeden ama altını çizerek soruyor okuruna. Bizi, biz yapan nedir? Bize biçilen hayat, sadece bir hayat mıdır? Karakterler ve olay(n)lardan bahsetmeyeceğim, bunlar arka kapakta eser miktarda da olsa fikir verici olarak bulunuyor. Ben size, kendini, dünyayı, döngüyü “gerçekten gören” Fosse’nin eşsiz büyüsünden cirmimce bahsetmek istiyorum. En basit kelimelerle bile nasıl bağ kurulabileceğini gösteren sihrinden… Noktalama işareti olarak sadece virgülü kullanıp her şeyin, herkesin birbirine ulandığını; yaşamın bazen sadece bir eklenti olduğu ve nihai sona kadar bunun bir devam olduğunu gösterdiği oyunundan… Metin boyunca sıkça kullandığı geri dönüşlerin ve tekrarlamaların sırrının kendisini dev aynasında gören, ruhu cüce kalmışların ya da kendisini küçük gören/ kendini göremeyenlerin travma ve nefretleriyle küçülttüğü dünya döngüsüne yaptığı atıf olduğundan … “Bana hüzün bahşedildi ve ben bir şair oldum,” der Ibsen. Acı, hüzün, keder de bir armağandır, tıpkı mutluluk, neşe, sevinç gibi… Mesele bunları nasıl karşıladığındır, demiş Fosse. Katılmamak mümkün değil, zirâ bir şeyin nedeni güçlüyse nasılı kolaydır. Yazım dilinin kolaylığına rağmen anlatı üslubu ile demir
Öteki İsimJon Fosse · Monokl Yayınları · 202521 okunma