“Oyunun devamı güçleşti, değil mi Hikmet?” diye yorumladı bu sözü Hüsamettin Bey. “O zaman geriye dönmek gerekiyor ki, artık bu teknik de eskidi albayım; üstelik tiyatro seyircisi olayları yeni baştan öğrenmek istemez.” Hüsamettin Bey ciddileşti: “Hemen anlaşılmak da iyi değildir; ileriye matuf bir yatırım her zaman faydalıdır.” “Ya ilerde de anlaşılmazsa, ya gerçek bir beceriksizlikse?” “Zaten sen bilemeyeceksin bütün bunları. Endişe etme oğlum Hikmet.”
Sayfa 282 - YALNIZLIĞIN OYUNCAKLARI·Kitabı okuyor
Alıntı
Dünya tarihinde İslam fetihleri sonucu Orta ve Yeniçağlarda yerküre çapında büyük bir siyasî ve dinî dönüşüm yaşanmıştır. Bu süreçte Müslümanlar kabaca 11 asır (700-1800) dünyanın hâkim siyasî, askerî ve kültürel gücü olmayı başarmışlardır. Son iki asırlık süreçte ise bu üstünlük Hristiyan Batılılar karşısında yitirilmiş durumdadır. İşte tam bu noktada, Müslümanlar ile Batılıların hakim oldukları coğrafyalarda sahip oldukları gücü nasıl kullandıkları ve mağlup halklara nasıl muamelede bulundukları konusunu mukayeseli olarak okumak, okuyucuya sıradışı bir tarih şuuru kazandıracaktır. Bu manada Endülüs tarihi çok elverişli bir konumda yer almaktadır. Günümüzde Batı dünyası, ulaştığı teknik üstünlük sayesinde dünyanın kendisi dışında bütün millet ve kültür gruplarını yozlaştırıcı hatta yok edici etkisi altına almış durumdadır. Bu gruplar içerisinde Batı, en çok da İslam dünyasıyla yakından ilgilenmektedir. Çünkü tarihte 11 asır kadar dünyaya hâkim olan Doğu-İslam dünyası, bugün hem Batı'ya oranla daha güçsüz ve Batılıların desteğine muhtaç hem de Batı teknik me-deniyetinin varlığını sürdürebilmesi için şart olan dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip durumdadır. Dolayısıyla Batı'nın Müslümanlarla bir tarihî sürecin devamı veya rövanşı mahiyetinde cereyan eden ilişkileri ya da mücadelesinde, oyunun kural ve araçları bugün önceki çağlara nispetle çok değişmiştir. "Batı'nın dünyadaki varlığı, neredeyse tanım gereği bir tür karşılık yaratmaya mahkûm bulunuyor. Bugün, pek çok gözlemcinin zihninde, dünyanın büyük bölümünde batının çı-karlarına karşı bundan sonra yürütülecek muhalefetin en muh-temel adayı İslam'dır, Müslümanlardır."2 ve Batılılar, o uzun asırlar boyunca başlarındaki papazlar tarafından kasıtlı şekilde içlerine yerleştirilmiş, âdeta genlerine kadar
Sayfa 21 - Ketebe Yayınları/1.baskı/Şubat 2022/İstanbul·Kitabı okuyor
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sosyal etkileşimde herkes hem oyuncu hem de izleyicidir. İzleyicinin “görmezden gelme” pratiği, sosyal düzenin devamı için kritik bir araçtır. Bu, tiyatrodaki "dördüncü duvar" gibi işler: Herkes oyunun sahte olduğunu bilir ama hiç kimse bu sahteciliği bozmak istemez. Gerçekliğin değil, istikrarın peşindeyizdir. Bu bağlamda sosyal yaşam, karşılıklı anlaşmalarla yürüyen bir ortak sahneleme etkinliğidir.
Maliyetsiz Kamulaştırma Bataklığı Suriye kan bataklığına saplanmak yetmedi. İran ile daha büyük bir kanlı oyunun parçası olmak istiyorlar. Küresel soygun ülkemizden sonra İran, Çin ve Rusya gibi ülkeleri de özelleştirme yalanı ve talanı için nükleer vb tuzaklı hileler ile doğal kaynakları yutmak istiyor. Son yayınlanan kanun hükmünde kararname ile ülkemizin savaşa sürüklendiğini yazmak, Suriye'de olduğu gibi İran konusunda da uyarmak bize düştü. Suriye'de nasıl haklı çıktık ise İran konusunda da o kadar haklıyız. İran tek yetkinin bilinçli tuzağa düştüğü bir yumuşak karın tehdittir. Reza Zarrab'ın ahlaklı bir işadamı diye pazarlayanlar bunun maliyetini de bize ödetmek istiyorlar. Bu konuda ulusal yarar adına siyaset yapan medya olarak yayın yapan bireysel çabalar dışında bir anlayış neden yok? Türk ulusunu içeri de yüksek yaşam pahalılığı soygunu ile bunaltan sermaye ve dolayısıyla kuklacının kuklası siyaset iktidar ve muhalefetiyle birlikte İran'a karşı düşmanlık siyaseti konusunda aynı yolun yolcusu olduklarını ayrı ayrı ifade ettiler. Cumhuriyet devrimleri konusunda acziyetini unutmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi tek yetkiyi tek yerki ile değiştirme sevdasına bir de İran düşmanlık politikasını ekledi. Algı operasyonu aracısı medya bu konuda da pisti pas geçen uçağa dönüştü. Küresel soygunun sopası medya kullacı kontrolünde olduğu müddetçe ve uyanmamış bir toplumu aldatmak bir o kadar kolay olabiliyor. 80 gram tombik et 615 ₺ olan bir ülkede muhalefet hala bir belediye başkanı partisi olmaktan kurtulmamış üzerine bir de Suriye'de ki kanlı yıkımı unutarak İran kanlı doğal kaynak soygununu savunan politika ile iktidar olacağını sanıyor ise ve hala tek yetki dayatması ve siyasi partilere umut bağlayanlar var ise vay onların haline. Cumhuriyet Halk Partisi
Alıntı
KİTABIN ÖZETİ
Derse giriş sorusu: Çocukken en çok oynadığınız oyunlar nelerdi? Çocuklar neden yerlerinde oturamazlar? Neden bağırarak konuşurlar? Oyunun işlevleri • Enerji boşaltımı • Gelişimi desteklemek. • Kendini ifade etme ortamı. • Çocuğun gelişimini tanımlama • Çocuğun psikolojik durumu ve yaşamı ile ilgili bilgi sağlamak • Çocuk, başarısı büyük olmasa bile bir şeyler yapmaya ve değilik bir şey olmaya özen gösterir. Bilinip tanınma, benlik ispatı. • Oyun denetimli risk alma olanağı sağlar. Bu da gelişim için çok gereklidir • Oyunu destekleyen öğretmen çocukların stresini düşünerek çocukların problem çözme becerileri ve öğrenmelerini geliştirir. Hızlı gelişim sürecinde oldukları için eşgüdüm sağlayamazlar. Bu nedenle alıştırma yapmaları gerekmektedir. Fiziksel alıştırma, konuşma alıştırması, toplumsal ilişki alıştırması. Çocuk henüz kendisinin farkına varmaktadır. Çevresinin farkına varacaktır. Merak ve etkinlikte bulunma gereksinimi çocuğu oyun oynamaya iter Basket topunu çemberden geçirmek için neler yapmak gerekiyor? (Örnek üzerinden giderek oyunun gelişim üzerindeki etkisi gösterilebilir) Amaç oyalanmak değil eğitmektir. Kapitalizm oyalar. Bunun için pek çok oyun, oyuncak sunar önemli olan kendinize dönüp bakamamanızdır. Aile, öğretmen de oyuna oyalama olarak bakarsa oyun eğitsel önemini kaybeder. Zararlı bir hale bile gelebilir. Sağlık, iyi besin, yeterli uyku ve kaygısız bir yaşam sürdüren çocukların, bunlardan mahrum olanlara oranla daha fazla oyun oynadıkları görülür (10). Ana-baba, çocuğa oyun yeri temin ederek onu oyuna teşvik etmelidir.. Fazla oyuncak dikkatini dağıtır. Kişilik Gelişiminde Oyunun Yeri Oral Devre Anal Devre Fallik Devre Doktorculuk vs. gibi bazı muaynelere olanak veren oyunlar bu devrede başlar. Bunun için bu çağa “Oyun çağı” diyoruz. Bu yaş grubu
“George Soros ve kaynağı bilinmeyen servetini, eski Sovyet Cumhuriyetleri’ndeki “Turuncu Devrim’leri, “İkiz Kuleler-Afganistan Savaşı” bağlantısını, Taliban sonrası Afganistan’da artan afyon üretimini, yandaş medya kurumlarını, yabancı fonlarca desteklenen köşe yazarlarını, İslam ülkelerinde özgürlük hareketlerini ve Büyük Ortadoğu Projesi’ni insan ister istemez tekrar sorgulamakta ve bunların yüzyıllar önceden oynanmaya başlanan bir oyunun devamı olduğunu görmektedir.”