Ozan Sayman

Ozan Sayman
@ozansayman
Öğretim Görevlisi
Yüksek Lisans
İzmir
İstanbul, 11 Ocak
17 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı

Ozan Sayman

, bir kitabı yarım bıraktı
Ivan Illich
7.1/10 · 4.943 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2019 14:35
Eser, 1829 ve 1832 basımlarına ait iki önsözle başlamaktadır. 1829 basımına ait önsöz oldukça kısa ve siyasi söylemden uzaktır. Buna karşın 1832 basımı için yazılmış olan önsöz uzun ve Hugo'nun siyasi tutumunu açık bir şekilde yansıttığı önsözdür. Zaten çevirmenin önsözünde de bu durum (önsözler arasındaki farklılık) gayet net bir şekilde açıklanmıştır. Kitabı üç bölüm halinde görebiliriz: 1) önsöz (1832 basımı için yazılan) 2) oyun metni 3) mahkûmun giyotine giden süreci Oyun metni, 11 kişinin bir nevi Hugo'nun eserini iğrenç bulma, aşağılama ve idamı yüceltme olarak ele alınabilir. Mahkûmun idam süreci ise klasik romantizm mottoları dahilinde işlenmiş; yazarın duygu ve düşüncelerine bağlı olarak kurgulanmış bir şekilde yansıtılmaktadır. Hikâyede en çok etkilendiğim olay mahkûmun idama gitmeden önce küçük kızıyla olan sahnesidir. Not: Çevirmenin aktarmış olduğu şekliyle "Victor Hugo'nun romanlarında en sık kullandığı sözcük olan 'sefil' sıfatıyla ilk kez bu romanda karşılaşmaktayız." Kitapla kalınız:)
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,8bin okunma
Acılar hatıralaşınca güzelleşir.
İlişkiler

Ozan Sayman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2019 8. kitabı
Victor Hugo
8/10 · 152,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2019 20:58
Satranç, Zweig'in yazmış olduğu son eser, bu eserden sonra güney amerikada intihar ederek yaşamına son verir. Eserin konusunu kabaca hayatta satranç dışında hiçbir başarısı olmayan, sığ bir tip olarak karşımıza çıkan Mirko Czentovic ile hayatının bir kısmını gözetim altında yaşayan ve o süreç içerisinde kafayı sıyıran Dr. B.'nin öyküsü teşkil etmektedir. Bir yolculuk esnasında Czentovic ile Dr. B.'nin satranç maçı ile hikaye son bulmaktadır. Benim burada eserle ilgili asıl değinmek istediğim Ayşe Sabuncuoğlu'nun çevirisinde (Can Yay.) Şebnem Sunar'ın ön yazısındaki kısımdadır. Aynen aktarıyorum: "Satranç şampiyonu Czentovic ilkelliğiyle 'küçük bir Hitler' modeli çizerken, gerek Gestapo gözetiminde bir otel odasına kapatıldığında gerek Czentovic karşısında bile, aslında hep kendine karşı oynayan ve 'siyah olan ben ve beyaz olan ben' olarak kişiliği ikiye bölünen Dr. B. de yok olmaya mahkûm edilen bir dünyayı simgeler. Böyle bakınca Dr. B. insancıl ve özgür bir yaşam biçimini temsil eden dünya görüşüyle, hiç kuşkusuz Zweig'in kendini yansıttığı bir figürdür. Bu bakımdan Satranç, Stefan Zweig'in şiddetin egemenliğine karşı koyamayan ve mat edilen özgürlüğü son bir kez daha ele aldığı yapıttır."
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2014279,7bin okunma