Gözleri bir anda onu görür. Ve zaman durur onun için. Sanki bunca yılı bu an için yaşamış gibi. Uzun zaman sonra ilk kez bu duyguları yaşamak...Qaripti..Dudağında kederli bir tebessüm vardı. Halbuki yıllar önce onu düşünmeyi bırakmıştı. Kaderin oyunumuydu bu? Sonra..Yanında biri vardı. Onu öptü ve dünya aniden değişti. Yer ayaklarından kaydı, nabzı duracakmış gibi zayıfladı. Onu görmekten mutlu olmamıştı, ama...Çox acıtdı..Gözleri sel olub akmak isterken o..gözleri batsa bile kırpmadı. Kendinden utandı akacak olan her damla için. Her şey geçti sanmıştı, fakat hiç bir şey geçmemiş. Onu bir defa görmek her şeyi sanki dünmüş gibi yeniden hatırlamasına sebep oldu. Sonra anlık gözleri deyerken bir-birine sadece başınī yan çevirdi. Ona baktığını, onu gördüğünü istememişti. Lakin geçti, yanına geliyordu. Sonra sanki hiç bir şey yokmuş gibi:
-Merheba..
Bir sürü hatıralar, kırgınlıklar ve nefretler beyninde yankılanırken zayıf bir sesle:
+Merheba..
-Nasılsın..?
Onu görmek yetmezmiş gibi bir de sesini yeniden hatırlamak...Gözlerine bakamasa da, qayet normal tavır takınmaksızın cevap verir:
+Şey iyiyim...
Ne diyeceğini bilmiyor, sadece her yer bulanık. Işkence gibi bir haldi.
+Sen?....Yanı şey sen nasılsın?
Korkuyordu. Nefes alışlarını duyar diye. Gözlerindeki yaşları, acıları görür diye. Onu unutduğunu düşünsün istiyordu.
-Iyiyim ben de..
Gitdikce zorlaşıyordu. Çenesi titriyordu. Fakat qayet iyi rol yapmaya çalışıyordu. 'Bir daha seversem, ne olayım..' kendi-kendine..
+Hıhıı..şey
-Şey..
+Önce sen söyle..
-Şey..değişmişsin..Güzel anlamda yani. Özgüvenli olmuşsun filan.
+Ah evet, teşekkür ederim. Sen de..
-Ben de?
Yüzüne bakmak her ne kadar zor olsa da, en doğrusu buydu.
+Sen de değişmişsin..(elini az özce öptüğü kadına uzatarak)
-Haa evet. Şey seviyor. Yani