Kısa tatil kaçamağında beni şaşırtan şeylerden birisi, selfi (özçekim) çılgınlığının vardığı salgın raddesini fark etmem oldu. Her kapı önünde, her sokak başında, her panoramik manzaranın kıyısında, karşılarındaki güzelliği doya doya içlerine çekeceklerine, fotoğrafta çıkmanın hazzına mağlup olan insanlar. Dünyaya gözlerimizi kapayarak ve kulaklarımızı tıkayarak, neyi ne kadar iyi hissedebiliriz? Görmek değil de göstermek arzusu. Benliğin bir yanılsama olarak inşa edilmesi. Bakın ben neredeyim? Nerelere gittim, hangi yemekleri tattım, hangi otellerde kaldım? Seyahat sitelerine düştükleri notlarda, üç beş günlüğüne gittikleri otelleri birer peri masalına dönüştüren insanlar, tükettikleri ürün ve gıdalarla da dünyada bir cenneti yakaladıklarını sanıyor veya belki bizim öyle sanmamızı istiyorlar. İnsan daimi bir gurbette ama şifasını yanlış yerlerde arıyor. Ebedi olan bir kutupyıldızı gibi ufkumuzda parlamadığında, fani olandan ebediyetin parıltısını istiyor ama sukutuhayale uğruyoruz. Bu toprağın bilgeleri aşk ile ânı seyrediyordu, bugün aşk ile "ben"i seyrediyoruz. Kendimizi seyretmelere doyamıyoruz.
Normalde bir dinî değerin aktarımının davranışsal bi olgunlaşma oluşturması beklenirken özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların narsizm gibi olumsuz duyguların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Dinî bir mekânda, ibadet esnasında, öz çekim (selfie) paylaşarak kullanıcının mekânı mı kendi iç huzurunu mu yoksa kendi egosunu mu paylaştığı konusunda takipçide kimi zaman soru işaretleri bırakıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böyle söyleyince bana da çok saçma geldi;)
'Mesajlaşma' dendiğini sonradan öğrendim; insanlar birbirlerine günlerine dair saçma sapan şeyler söylüyor bu yolla. Bak, ne kadar da zekice bir 'caps' ile öğle yemeğimin fotoğrafı. Bak, ne şapşalak bakıyorum; aha, bak, burada da böyle yaptım suratımı. Özçekim diyorlar ki mantıklı çünkü bu resimleri birbirlerine gönderiyorlar ama bana pek bencil kokuyor açıkçası. 'I Phone' da aynı sebepten değil mi zaten? Hep ben, ben, ben çünkü. Kendi konuşmanı duymak için konuşmak gibi bir şey. Neden normal hayvanlar gibi şahsen iletişim kurmazlar ki? İnsanlarda anlamadığım şey çok.
Sayfa 24
Mimarlık Nedir?
Mimarlık kolektif bir özçekimdir. Güncellenemeye bir hal ve durumdur.
Odalara kilitledim hasretini Sen koktu odalar