Özde

"Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada 'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
214 sayfadan oluşan "Yaban" adlı roman, Çanakkale Cephesi'nde kolunu kaybederek gazi olan subay Ahmet Celal'in Porsuk Çayı yakınlarında bir köyde geçirdiği zaman dilimini konu alıyor. Ahmet Celal'in notlarından oluşan bir defter üzerinden kurgulanan eser, oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Romanda Ahmet Celal'e emir eri Mehmet Ali, Zeynep Kadın, Salih Ağa, Bekir Çavuş, İsmail, Emine, Süleyman ve Hasan gibi köy halkından yan karakterler eşlik ediyor. Oldukça sade bir Türkçe ile yazılan eserde, yer yer günümüz Türkçesinde pek kullanılmayan kelimeler de yer alıyor. Bu kelimeler, okurun metni anlamasına engel olmuyor ancak yine de bu sözcüklerin günümüz Türkçesindeki karşılıkları parantez içinde belirtiliyor. Ayrıca kitabın başında Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Anadolu Mezalimini Tahkik Komisyonu ile çalıştığı döneme ait bir fotoğrafı, "Yaban" adlı eserin Osmanlı Türkçesiyle yazılmış orijinal bir sayfası ve yazarın "Yaban"a gelen haksız eleştirilere karşı ikinci baskı vesilesiyle kaleme aldığı bir bölüm bulunuyor.
İşgal yıllarının İstanbul'unu konu edinen Sodom ve Gomore, Yakup Kadri'nin romanları arasında zaman bakımından Hüküm Gecesi'nin devamı sayılır. Mütareke döneminin çürüyen çevrelerini, kokuşmuş kişiliklerini konu edinen roman sanki bir zaman diliminde geçiyor duygusu yaratsa da, olayların ardında işgale karşı oluşan bir kinin "isyanla mayalanan bir ruhun" geliştiği görülür. Batı hayranı Türkler'i, alafrangalığa özenen züppelerin, emperyalistlerle işbirliği içinde olan kesimlerin, işbirlikçi burjuvazinin yeraldığı geniş bir panorama olan Sodom ve Gomore'de Karaosmanoğlu romanını örerken bir anlamda Tanrıların gazabından yararlanıyor.
Hem eski hem yeni arkadaşların bir araya geldiği, sımsıcak, samimi bir dükkân ve örgü örerek hayatlarının nasıl değiştiğine tanık olan üç harika kadın!Lydia Hoffman, Seattle’da Bir Yumak Mutluluk adında bir yün & örgü dükkânının sahibidir ve açıldığından bu yana dükkânı epeyce serpilip gelişmiştir – tıpkı kendisi gibi. Hayatındaki bu olumlu gelişmeyi de en çok Brad Goetz’e borçludur Lydia. Ancak Brad’in eski eşinin birdenbire ortaya çıkmasıyla, Lydia daha yeni bulduğu bu mutluluğa bel bağlamaktan aniden korkmaya başla
Aydın Boysan, İstanbul üzerine birbirinden keyifli kitaplar yazan bir isim. Son kitabı Nereye Gitti İstanbul, 1950'de bir milyonken yarım yüzyıl içinde on beş milyonluk bir megakente dönüşen İstanbul'u Aydın Boysan'ın her zamanki mizah duygusu ve kendine özgü renkli üslubuyla okumak isteyenlere... Kitaba; Ara Güler, Selahattin Giz ve Aydın Boysan'ın eski İstanbul fotoğrafları eşlik ediyor.