Ayşe Nur

Tümüyle haklıydı, belki eskiden de berbat bir yerdi dünya, belki eskiden de bu kadar bencil, bu kadar acımasız, bu kadar aptal, bu kadar cahildi insanlar ama bu kadar cüretkar değillerdi. İnanmasalar bile bilgiye kıymet veriyorlardı, Vicdanlı olmanın öneminden bahsediyorlardı, merhametli olmak gerekir diyorlardı. Haklı olmanın, adil olmanın, fedakar olmanın bir anlamı, bir değeri vardı. Oysa şimdi insanlık barbarlık dönemine geri dönmüştü. En kıymetli şey güçtü, güce sahip olmaktı. İster zenginlikle, ister siyasetle, ister dinle, ister futbolla, ister çalarak, ister uyuşturucu satarak, isterse öldürerek elde edilmiş olsun hiç fark etmez, güce sahipsen bütün kapılar sana açılıyordu. Üstelik kimse de bu saltanatı, bu kudreti, bu zenginliği nasıl elde ettin diye sormuyordu. Çünkü gücün pazarlayıcısı cehalet olmuştu, onu kıymetli hale getiren ise ahlaksızlıktı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Depresyon insanın aklının başında olmaması değil ki zaten. Aklının bitkin düşmesi, düşünecek gücü kendinde bulamaması, konuşacak takati olmaması, umut etmekten yorulması, iyimserlik denen o duyguyu tamamen kaybetmesi.
Acı çektiğim, mutsuz olduğum ve insanoğlunun rezillikleri karşısında hep şaşırdığım için ben bir aptalım öyleyse.
Sayfa 50·Kitabı okudu
...Halk gönülden ağır yaralıdır. Tehlikeli bir biçimde yaralıdır. İnsanın insanlarla,dünyayla,tarladaki her otla bağlılık duygusu olmalı. Eğer böyle bir bağ yoksa ne devlet ne toplum ne aile ve hatta insan bile var olamaz...
Sayfa 96·Kitabı okudu
Kurtların ve kadınların kendilerini yanlış anlayanlar tarafından yok edilmesi çarpıcı bir benzerlik taşır.
Sayfa 16