Havvanur Özden

Havvanur Özden
@ozdenhavva
Ahlak üzerine notlarım
İnsanlar bazen "Huyum, mizacım, ahlakım, yapım böyle." derler. Bu telakki toplumda oldukça yaygındır. Çoğu kimse kendini değiştirmeme eğilimindedir; adeta değişime kapalı olduğuna inanır. Lakin Peygamber Efendimiz'in "Ahlakınızı güzelleştiriniz." hadis-i şerifi bu anlayışla taban tabana zıt değil midir? Eğer ahlak ve mizaç katiyen değişmez bir halde olsaydı, Efendimiz neden böyle buyursun? Buradan şu hakikati anlıyoruz: Ahlak tebeddül edebilir. İnsan "neyse o" kalarak göçüp gitmez. Evet, fıtratımızda sabit kalan bazı has tavırlarımız vardır; lakin terbiye ile tekemmül eden kısımlar da mevcuttur. Kötü ahlaklı bir insan ebediyen kötü kalacak olsaydı, bu durum İslam'ın fıtrat nizamına ters düşerdi. O vakit, "Her doğan çocuk, İslâm fıtra­tı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir şekilde) do­ğar. Da­ha son­ra anne ba­ba­sı onu kendi inanç­la­rı­na gö­re ya Hris­ti­yan, ya Ya­hudî ya da Me­cû­sî ya­par." sırrı nerede kalırdı? Bir de kötü ahlaklı birini kınamak pek doğru bir hal değildir. Bunun hikmeti temelde şu üç esasa dayanır: 1. "Ya o insan bir gün değişirse?" düşüncesi, 2. "Ya bu kınadığım hal benim de başıma gelirse?" endişesi, 3. "Onu yargılamak bizim haddimize mi?" şuuru. Eğer ahlak hakikaten değiştirilemez olsaydı, birinci madde temelden çürürdü; zira bu imkan dahilinde dahi olmazdı. İkinci madde ise daha ziyade insanın kendini koruma güdüsüyle, tabiri caizse nefsin bencilliği üzerine bina edilmiştir. O halde birini kınamaktan imtina etmemizin asıl gayesi, Allah'a karşı hadsizlikten sakınmak olmalıdır. Ancak bunu yalnızca bu niyetle yapmadığımız da aşikârdır.
Havvanur Özden isimli okura yanıt verildi
Havvanur Özden
Emre İliş Ahlak ile mizacın karıştırılması konusundaki bu derinlikli ayrımınız için teşekkür ederim. İnsanın kendi zaaflarını 'fıtrat' diyerek korumaya alması maalesef büyük bir yanılgı. 'Fıtri zenginliği yok etmeden en güzel haline ulaştırmak' hedefini güzel özetlemişsiniz düşüncenize sağlık.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ahlak üzerine notlarım
İnsanlar bazen "Huyum, mizacım, ahlakım, yapım böyle." derler. Bu telakki toplumda oldukça yaygındır. Çoğu kimse kendini değiştirmeme eğilimindedir; adeta değişime kapalı olduğuna inanır. Lakin Peygamber Efendimiz'in "Ahlakınızı güzelleştiriniz." hadis-i şerifi bu anlayışla taban tabana zıt değil midir? Eğer ahlak ve mizaç katiyen değişmez bir halde olsaydı, Efendimiz neden böyle buyursun? Buradan şu hakikati anlıyoruz: Ahlak tebeddül edebilir. İnsan "neyse o" kalarak göçüp gitmez. Evet, fıtratımızda sabit kalan bazı has tavırlarımız vardır; lakin terbiye ile tekemmül eden kısımlar da mevcuttur. Kötü ahlaklı bir insan ebediyen kötü kalacak olsaydı, bu durum İslam'ın fıtrat nizamına ters düşerdi. O vakit, "Her doğan çocuk, İslâm fıtra­tı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir şekilde) do­ğar. Da­ha son­ra anne ba­ba­sı onu kendi inanç­la­rı­na gö­re ya Hris­ti­yan, ya Ya­hudî ya da Me­cû­sî ya­par." sırrı nerede kalırdı? Bir de kötü ahlaklı birini kınamak pek doğru bir hal değildir. Bunun hikmeti temelde şu üç esasa dayanır: 1. "Ya o insan bir gün değişirse?" düşüncesi, 2. "Ya bu kınadığım hal benim de başıma gelirse?" endişesi, 3. "Onu yargılamak bizim haddimize mi?" şuuru. Eğer ahlak hakikaten değiştirilemez olsaydı, birinci madde temelden çürürdü; zira bu imkan dahilinde dahi olmazdı. İkinci madde ise daha ziyade insanın kendini koruma güdüsüyle, tabiri caizse nefsin bencilliği üzerine bina edilmiştir. O halde birini kınamaktan imtina etmemizin asıl gayesi, Allah'a karşı hadsizlikten sakınmak olmalıdır. Ancak bunu yalnızca bu niyetle yapmadığımız da aşikârdır.
Havvanur Özden
Ahlaki dönüşüm ve 'terbiye' sürecinde ince bir çizgi var gibi: Herkesi aynı kalıba dökmeye çalışırken, fıtratın getirdiği o zengin ve yapıcı mizaç çeşitliliğini kaybetmemek gerekir. Eğer terbiye anlayışımız toplumu tek tipleştirmeye evrilirse, bu sefer de insanın özündeki o rengi ve dinamizmi feda etmiş oluruz. Değişim, tek tipleşmek değil, herkesin kendi renginde güzelleşmesi olduğunda çok daha anlamlı gelmiyor mu ?¿
10/10
·200 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 23:47
Kendini düşün. Ülkenden uzakta, rahat bir hayat sürerken kendi ülkendeki sorunlar için rahatını bozup hayatını alt üst etmeye hazır mısın? Acaba dedin mi? Karakterimiz, "Acaba?" demeden, aile imkanlarının sınırında kalmadan kendini geliştirip vatanına hizmet etmeye hazırdı. Sonuçlarını düşündükten sonra geri adım atacak onlarca insan varken, o bir an bile düşünmeden en ön safta yer aldı. Çoğumuzun aksine, "Tek başıma ne yapabilirim?" demedi. Vatanındaki Siyonistleri yok etmek için elindeki tüm maddi ve manevi imkanları kullandı. Neden mi? İslamiyet için... Siyonistler İslam topraklarına zarar verirken nasıl durabilirdi? Ailesini, kariyerini, malını bir kenara koyup canla başla mücadele etti. Yolda yalnız olmadığını gördü. Şehit olmak yarışan yüzlerce insana şahit oldu. Ancak burada savaşarak şehit olmaktan bahsetmiyorum. Canlı bomba olarak şehit olabilme cesareti gösteren yüzlerce insan... Hepsinde Rabbine kavuşacaklarından dolayı var olan bir huzur vardı. Öyle bir iman aşkı ki ölseler de işkence görseler de razılar. Yıllarca hapishanede kalıp işkence gören birinin bile umudunun tükenmediğini gördük. Anlattıklarım sana bir kurgu gibi geliyor, değil mi? Hayır, bunlar gerçek. Maalesef bizler son birkaç yılda fark etsek de Filistin'de insanlar yıllardır İslamiyet için mücadele ediyor. Bu kitap sadece küçük bir kesit. İnsanlar, gördükleri zulme rağmen Allah demekten vazgeçmiyor ve umudunu kesmiyor. Peki biz? Biz ne yaşıyoruz da Allah'tan umudumuzu kesiyoruz? İnsan, acı gerçekleri duymak istemezmiş, ama biz onlarla aynı pencereden bile bakamıyoruz. Yıllardır insanlar orada canları yanarken biz neredeydik? Hala nerede olduğumuzu sorguluyor muyuz? Milyarlarca insan neden İslam'ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı bir avuç Siyonistten kurtaramadı? Müslüman kardeşlerimiz
Yoldaki MühendisAbdullah Galib Bergusi · Ekin Yayınları · 20246,3bin okunma
Zeynep Karagöz isimli okura yanıt verildi
Havvanur Özden
Amin cümlemizin kardeşim🤍🤲🏻

Havvanur Özden

, bir kitabı yarım bıraktı
Engin Geçtan
8.5/10 · 33,4bin okunma
Havvanur Özden
Zamanı değilmiş..