Neden öleyim yavrum, aç kalmadım, susuz kalmadım. Bırakıp gittiğin ekmek daha öyle duruyor. Her şey var, yem var yiyecek var. Yalnız Alim, Allah kimsenin başına vermesin insansızlığı.
Zamanın aynasına o an hangi suretiyle düştüğünü görmeye çalıştı. Neşeli ve meraklı. Derin ve güzel. Dalgalı ve sığınaklı. Değişik ve yepyeni. Bambaşka bir nizama bambaşka bir dünyanın kurallarına geçmiş gibiydi. Başörtüsünü çözdü. Kulağındaki mercan küpe, bunun rengi hep bu kadar parlak mıydı? Aşk bahane. Herkes kendini seviyor, bu cilve de kendi güzelliğinden emin olmak istiyordu ve tıpkı şu ayna gibi bu güzelliği yansıtacak, parlatacak bir ayna arıyordu.