Gece, sessizlik değil de damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi.Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı.
Sayfa 11 - Taş ve Gölge - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
"Hiçbir konuda aynı şeyi düşünmezsiniz. Her biriniz kendinizi ve evreni açıklamak için kendi bilincinize dönersiniz. Halbuki çizmenizin koncundan tutup kendinizi havaya ne kadar kaldırabilirseniz, kendi bilincinizle de kendi bilincinizi o kadar açıklayabilirsiniz."
O yüce mimar olan aşk, kurunca beden evimi
Her dersten önce bana aşk derdini yazdırdı
Sonra yüreğimden bir parça altın koparıp
Mânâ hazinelerine bir anahtar yaptı
Yıldızlar ki şu sonsuzluğu kuşatırlar
Durdururlar akıllı insanların bile beynini
Aklından şaşma sen ve şunu bil
Yoldan çıkarlar o kusursuz yıldızlar da