özge

Travma sorunu karmaşıktır. Çoğu kez en istilacı anıların aslında kişinin bir arkadaşından, bir tanıdığından ve hatta bir televizyon programından duyduğu anılar olduğunu görürüz. Dayanılmaz ve akıl almaz bir deneyimle karşı karşıya kalındığında, onun yerine başkasının anısı konur. Bu daha da korkunç bir şeyin işareti olarak işlev görür ve kişi yıllarca bu ödünç alınmış anıyla mutlak bir dehşet içinde uyanabilir. Hastalarımdan biri, genç bir kızken üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığı sahneyi anlattı. Ayrıntılar kesindi, bağlam ve konum çok açıktı. Ancak analize bir süre devam ettikten sonra, bu sahneyi aslında anne babası ayrıldıktan sonra üvey babasının kendisini taciz edişini anlatan yakın bir arkadaşından neredeyse toptan aktardığını fark etti.
Sayfa 89
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
bellek, sanki dışsal bir olaya karşı bir duruş sergileyecekmiş gibi, çoğu zaman basit hatırlama ve unutma fikirlerine indirgenemez. 1960'lardaki komünist temizliğinde kardeşini kaybeden ve kendisi de hapse atılan Balili bir adamla röportaj yaparken, bir noktada onu üzebilecek sorular sordukları için özür dilediklerinde adam, "Yaşadıklarımı bana hatırlatan siz değilsiniz," diye yanıtladı. "Ben ölene kadar bu anılarla yaşayacağım. Bu anılar hala hayatta olduğumu anlamamı sağlıyor." Mesele anıları ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, onlara bir ses kazandırmak ve bu "yazılı dertlerin" dile getirilmesine ve açıklığa kavuşturulmasına izin vermektir.
Sayfa 83
Anıların bir telefonda saklanan fotoğraflar gibi olmadığını, bilakis psikologların yirminci yüzyılın başlarından beri gösterdiği üzere daimi bir yeniden yazılma sürecinde bulunduklarını fark ettiğimizde iş daha da talihsiz bir hal alır. Bazı deneyim örneklerinden farklılıkla anılar hayatın değişen kaygılarına ve yaşanmasını dilediğimiz şeylere göre yeniden şekillendirilir ve düzenlenir, gözden geçirilir ve tekrar yönlendirilir.
Sayfa 82
Sanayi Devrimi'yle birlikte uyku, gitgide yenilenme için değerli ve belki de kişisel bir alan olmaktan çıkarak işte olmamak anlamına gelen bir zamana dönüşüyordu. Ekirch bu toplumsal ve ekonomik boyutları, iki fazlı uykuyu kaybetmenin nedenlerine ilişkin açıklamasına ekledi; böylece nedenler kentsel aydınlatmanın yayılması ve iyileştirilmesiyle sınırlı kalmadı. İş kavramının nasıl anlaşıldığı konusundaki değişimler, vardiyalı çalışma ve çizelge kullanımının artışı, yeni teknolojiler ve bunların üretim süreçleri üzerindeki etkileri, zaman yönetimi kavramı ve endüstriyel kapitalizme uygun iş "etiği" kavramları, konsolide uyku modeline geçişin yaratılmasında beraberce etki gösterdi. Ekirch'e göre, özgün bir biyolojik sürecin insanın toplumsal değişimi tarafından çarpıtıldığı açıktı.
Sayfa 33
Başka alanlar söz konusu olduğunda övmemiz beklenen çeşitliliğin burada üzeri çizilir çünkü uyuma şekillerimizdeki farklılıklar uyku bozuklukları halini alır. Bu nedenle birçok insan başarısızlık duygusuyla uyanıyor, güne üstlendikleri görevi başaramadıklarına dair içsel yargıyla ve bunun kendilerini nasıl etkileyeceği konusunda endişelenerek başlıyor.
Sayfa 12