özge

Geçmişin kimi seçkincileri ise on yıllar boyunca sanki medeniliğin gereğiymiş gibi hayvanlara uygulanan şiddet ve aşağılamayı teşvik ederek meşrulaştırmıştı. Küçük bir kitleyi oluşturan o günün aydınlarının bugünkü bazı ardılları için­ e durum biraz farklı çünkü onların manevra yapmaları, dö­nüşmeleri daha kolay. Zira şu an sorsak hepsi hayvan hak­kı savunucusu. Acaba gerçekten öyle olduklarından mı? Ben bunu kuşkuyla karşılıyorum çünkü günümüzde bu sefer de hayvan haklarını savunmak entelektüel bir tavır. Yani ka­ nımca hala yine simgesel. Simgesel diyorum çünkü geçmi­ in seçkincileri gibi bugünün seçkincileri de mevcut manzaraların ne nedenleri üzerine eğiliyor ne de ideolojik sıkış­mıışlıklarından bir an sıyrılarak geçmişle en ufak bir muha­sebe yapıyorlar.
Sayfa 197
Reklam
Elbette doğal sistemin, mevcut ahlaki tavrın insanı önce­lediği tartışma götürmez fakat bilinçaltından süzülen tüm bu fikir, söylem ve uygulamaların problemli yanı, ortada bir zaruret yokken, anlamsız kıyaslarla ve gereksiz kaygılarla hayvanları damgalayarak ötekileştirmeyi, böylece öldürme­yi meşrulaştırmasıydı.
Katliamları daha ölçüsüz kılan ise ç kargalar ve köpeklere yaptıkları gibi kedilerin peşine de hal­kı takmaktı. Şiddet yine teşvik edilerek bir kediye beş kuruş biçilmişti. Artık derdinin kediler değil de insanlar olduğunu bildiğimiz cemiyetin başkano bile "serseri" olarak tanımla­dığı kedilere beş kuruş biçilmesi kararını yerinde bulmuştu.
Sayfa 159
hayvanları himaye cemiyeti
Bir gazete -gerçi mizah yapmayı amaçlasa da- aslında cemiyetin ete kemiğe bürünmüş bu çelişkili halini, öldürülen kediler üze­rinden açık ediyordu: " ... Kediler, cemiyete, bütün kedilerin iınzasile şu kısa ve acıklı mektubu gönderdiler: 'Bizi himaye etmekten vazgeçmenizi hararetle rica ederiz efendim, biz kendi kendimize de ölebiliriz."'
Sayfa 156
1920'lerden beri on binlerce kedi ya silahla vuruldu ya da zehirlendi. Bir gazetede yazılana bakılır­sa 1937 yılında lstanbul'da öldürülen kedilerin sayısı 25 bin­ di. Çok fazla kedinin öldürüldüğü yıllardan biri olan 1948'de İstanbul Belediyesi, yılbaşından Kasım ayına kadar 30 bin ke­diyi katletmişti.