Şayet doğruysa Sultan Abdülmecid kuşları, özellikle sevdiği bülbülleri yakalayan kedilerden hoşlanmaz dı. Bu yüzden tutulan her kedi için beş kuruş verirdi. Kedilerin parasını vermeye Serafinoviç isminde bir bahçıvanı memur etmişti ve yakalananlar Riva'ya gönderilirdi. Yine ne derecede doğru olduğunu bilmediğim bir anlatıya göre Tepe delenli Ali Paşa, Lion isimli sapsan kedisini, Hurşid Paşa'nın üstüne atlayıp onu tırmalayınca idam ettirmişti. Bu arada 1904 yılına ait bir soruşturmada bir paşa ve katibinin kedileri ve köpekleri işkenceyle öldürdüğü anlaşılıyordu. Hatta bu kedilerden bazıları sahip oldukları köpeklere boğdurtulmuştu. Başağalardan Dilaver, kendisine yöneltilen, "Paşa hazretlerinin kendi köpeklerine bir hayvan boğdurduğunu gördünüz mü? Veya kurşunla köpek kedi bir şey itlaf ettirdi mi?" sorusuna katibin bahçedeki üç kediyi öldürdüğünü, paşanın bahçeden izlediğini, bir sokak köpeğini de kendi köpeklerine öldürtürken eğlendiğini söylüyordu. Başbahçıvan Süleyman Ağa başağanın emriyle nhtım üzerinde öldürülmüş olan kedileri denize attıklannı belirtiyordu.