Ülkemiz bizdir. Hatta savaş esnasında, ülkemizin saygınlığını korumak için daha küçük bieysel benliklerimizi feda edebiliriz. Tarih boyunca, bu ölüme razı gelme hali, hayranlık uyandıran, cesur bir şey ve insan görevinin bir parçası olarak görüldü. Paradoksal bir şekilde bu, saldırganlığımızın değil, uç noktadaki sosyalliğimizin ve iş birliği kurma istekliliğimizin direkt sonucudur. Sadece kendimiz değil, ailelerimiz, takımlarımız ve ülkelerimiz olabilirsek, bize (ve diğer yaratıklara) kendi bedenlerimizi koruma dürtüsünü sağlayan aynı içsel mekanizmalar sayesinde, iş birliği kurmamız da kolay olur.