özge

İnsanlığın durumuna soğukkanlılıkla ve tarafsızca baka­bildiğimizde, gördüğümüz resim oldukça nahoştur. Fakat in­sanın çaresizliğinin ne kadar berbat olduğunu fark etmekten bizi alıkoyan güçlü biyolojik güdülerimiz çoğu insanın genelde bunu nasıl görmezden gelmeyi başardığını açıklar. Bu lanetli bir hediyedir. Cehalet varoluşsal bir ağrı kesicidir fakat insanın çaresizliğinin ağırlığını yeterince hissetmeyenler onu yeni ne­sillere aktarırlar.
Sayfa 236
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yaşama verdiğimiz değerin biyolo­jik kökenleri hiçbir şekilde yaşamın değerini göstermez.
Sayfa 220
Müstakbel ebeveynlerin eylemleri sonucunda acı çekecek bi­rini dünyaya getirmeleri yeterince kötüdür. Bu insanlar dün­yaya getirildikten sonra yaşamlarını sonlandırma kararlarının kınanması daha da kötü olur. İnsanlara kendilerini öldürme­leri konusunda ahlaki özgürlük verilmemesi onlar için hayati önem taşıyan bir konuda iradelerini yok saymaktır.
Sayfa 219
"Bir dahaki hayatımı tersinden yaşamak istiyorum. Hayata ölü ola­rak başlayıp ölümü aradan çıkarıyorsun. Sonra huzurevinde uyanıp her geçen gün kendini daha iyi hissediyorsun. Çok sağlıklı olduğun için huzurevinden çıkarılıyorsun, emeklilik maaşını alıyorsun ve işe başlıyorsun. İlk gününde sana altın bir saat hediye ediyorlar ve senin için bir parti düzenliyorlar. Kırk yıl boyunca, emekliliğinin tadını çıkarabilecek kadar genç olana kadar çalışıyorsun. Partilere gidiyor­sun, alkol alıyorsun, bol bol seks yapıyorsun ve liseye hazırsın. Sonra ilkokula gidiyorsun, çocuk oluyorsun ve oyun oynuyorsun. Hiçbir sorumluluğun yok ve doğana kadar da bebek oluyorsun. Sonra da son dokuz ayını merkezi ısıtması, bir musluktan gelen oda servisi, her gün daha da genişleyen bir alanda, kaplıca koşullarında süzü­lerek geçiriyorsun. Voila! [İşte] Bir orgazm olarak son buluyorsun!"
Sayfa 159