özge

Reklam
Puan vermedi·261 syf.·
2024 2. kitabı
Uçak kazası sonucunda adaya düşen bir grup çocuğun yaşadıkları üzerinden alışageldiğimiz insan doğasının iyiliği/kötülüğü inceleniyor kitapta. Bu soru farklı birçok alanda karşımıza çıkmaktadır. Hristiyanlık inancına göre insan doğası gereği kötüdür ve yaşamı bu kötülükten kurtulma çabasını içerir. Vaftiz gibi uygulamalar da bu felsefi temele dayanmaktadır. İslam inancında ise insan doğası iyidir. Siyaset alanında da bu konu tartışılagelmiştir. Marksizm insan doğasına iyimser bir bakışa sahiptir, toplumdaki yozlaşmanın sebebi olarak kapitalizm ve özel mülkiyet görülür. Kapitalist görüş ise insan doğasının kötü olduğunu ve sistemin insan doğasındaki bu kötülükten yararlanarak büyüdüğünü ve kendiliğinden oluşan doğal bir süreç olduğunu ifade eder. Değerler eğitimi bakımından baktığımızda yazarın görüşleri ile Rousseau’nun görüşleri zıtlıklar içermektedir. Yazar, özellikle Roger, Jack karakterleriyle uygarlaşmanın olmadığı ortamlarda şiddetin, kötülüğün baş göstereceğini çünkü insan doğasının kötülükler taşıdığını düşünmektedir. Ralph karakteri kitabın bir yerinde insan doğasındaki kötülüğü şu şekilde ifade eder: ‘’ Korkuyorum. Bizden korkuyorum. Evime dönmek istiyorum. Ah Tanrım, evime dönmek istiyorum.’’ Ralph bu cümleleri Simon’ın öldürüldüğü dans edilen o ayinden sonra söylemektedir. ‘’ Ama katıldık dansa! Hepimiz katıldık!’’ Kitaba ismini veren Sineklerin Tanrısı da insanın doğasındaki kötülüğü temsil etmektedir. Roman boyunca çocuklar olmayan bir canavardan korkmaktadır. Önceleri bu korku yalnızca kabuslarla da kalsa paraşütçünün dağa düşmesinden sonra canavar korkusu tam olarak somutlaşmıştır. Simon gerçekçi, doğaüstü güçlere inanmayan bir karakterdir ve tek başına dağa çıkıp canavarın aslında düşen bir paraşütçüden ibaret olduğunu öğrenir. Bunu haber vermek için
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Alice Miller The Truth Will Set You Free kitabında Anne-babamıza öfke duymamız onlardan hâlâ korktuğumuzu gösterir. Hâlâ onlardan korkmamız da yetişkin olamadığımızı." diyor. Öfkenin çocukken yaşadığımız çaresizlikten kaynaklandığını, çıkış yolu bulur bulmaz kaybolacağını ekliyor.
Sayfa 42
çocuk asla eksik, kusurlu davranmaz; sanıldığı gibi çocuğun davranışlarını "düzeltmemiz" gerekmez. yapmamız gereken tek şey, çocuğun neden o şekilde davrannaya ihtiyaç duyduğunu bulmaktır.
Sayfa 15