Özgecan Budumlu

Özgecan Budumlu
@ozgecaan
Kitaplarla soluklanan, kitaplarla soluk alan️ Hiçbir şey pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.
6/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Canan Tan'la yollarim henüz çocukken kesişti. Yüreğim Seni Çok Sevdi, En Son Yürekler Ölür, Eroinle Dans, Pembe ile Yusuf, Kelepçe kitapları 16 yaşındaki Özge için bulunulmaz bir nimetti. Kelepçe kitabıyla yolumun kesişmesi ise ablamın dolabında tesadüfen denk gelmemle ve geçmişin beni içine çeken o tanıdık, bilindik buruk hissiyle mümkün oldu. Kitabın ilk sayfasını açar açmaz Canan Tan'ın el yazısıyla olan imzasına denk geldim. Sıcacık oldu içim, 2016 yılında imza gününe gitmiştik ablamla ne kadar heyecanlıydım, hayallerimin yazarıyla ilk defa kanlı canlı temasa geçecek olmanın mutluluğuyla, heyecanıyla içim içime sığmıyordu, o imzayı da görmemle kitapla belki de daha ziyade yazariyla aramda birdenbire zaten var olan o bağ kendini en yalın haliyle gösterdi ve bu incecik romanı okumak istedim. 3 gün gibi bir sürede bitirdim fakat kitap çok daha kısa sürede de okunulabilir hem ince bir roman hem de dili yalın, anlaşılır. Akıl gidiyor. Canan Tan, engin gözlemleri ve yaşam heybesinde biriktirdiği deneyimlerle, yolunun kesiştiği hayatlar neticesinde böyle bir kitabı kaleme alabilmiş. Kitabın sonundaki teşekkür kısmında bunu apaçık bir şekilde görebiliyoruz. Benim çerçevemden baktığımdaysa, cezaevi gibi bir yeri dizilerde filmlerde görmekten ziyade bir de okuduğum satırlarla birlikte zihnimde tahayyül edebilmek zorlayıcı, buruk ama her şeye rağmen umut vaat eden bir deneyimdi çünkü Canan Tan da aslında böyle zorlayıcı koşullarda bile en başta Yeter karakteriyle, hayata kafa tutan, dimdik bir kadın karakter oluşturmuş. Çokça yara alan ama yaraların kendisinde bıraktığı tortuları belki henüz aşamasa da başka yaralara yer açabilecek kadar olgunlaşan, farklı farklı kadınların biricik hayatlarına birkaç sayfayla dahi olsa bakabilmek, o kadının bakışından bir hayat gerçekliğini,
KelepçeCanan Tan · Doğan Kitap Yayınları · 20164,257 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·80 syf.··
2023 8. kitabı
Kitabı gördüğümde almam için beni iten ilk şey kapağındaki görsel oldu. Böyle kitaplar benim için hep merak duygusu uyandırır nitekim bu kitap da böyle oldu. Franz Kafka - Dönüşüm kitabını okuduysanız daha önce aradaki paralelliği örtük bir şekilde de olsa sezebiliyorsunuz. Çok ince olduğu için kısa süre zarfında bitirdim sonunu da beğendim fakat bence edebi olarak derinlikten yoksundu, bazı yerlerde özne kullanımı çok olmadığı için kimden bahsedildiği konusunda bir belirsizlik hakimdi ve zorlayıcı olduğu anlar oldu. Nitekim sizi yormayacak kitap olduğunu söyleyebilirim genel anlamda. Bir insanın yaşamış olduğu üzücü bir olay sonrasında dışlanması gibi dar bir pencereden değil de hepimizin kendisine ayna tutmasını sağlayan ırkçılık, rengi farklı olan birey de değer olarak farklıdır gibi çok temel bir yere dokunuş yapan bir kitap.
2023 Okuma Raporları
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,210 okunma
8/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Bu kitaba başlarken aklımda türlü tereddütler olsa da, bir psikolog adayı olarak okuduğum değişik vakalar ve bir doktor olarak Gülseren Hanım'ın nasıl bir duruş sergilediği, terapötik ilişkiyi nasıl kurduğu ve içinden çıkılamaz anlarda neler yaptığı açisindan oldukça yol gösterici oldu. Kullandığı dil son derece yalın,sade, anlaşılır. Öyle ki 60 sayfa aralıksız okuyabiliyor, yorulmuyorsunuz. Bir doktor olarak Gülseren Hanım'ın hem kendi ağzından tanık olduğu vakaları beraber mercek altına alıyor hem de izin verdiği kadarıyla onun hayatını da inceleme şansı buluyorsunuz. Elbette ki yılların getirmiş olduğu bilgi birikiminin, insan tanışıklığının, uzmanlığın getirmiş olduğu ciddi bir özgüven, kendinden emin oluş, dik duruş söz konusu. Bunu zaman zaman bazı yerlerde tüm gözlerin kendisinde olmasını isteyen birinin benimseyeceği bir tutum gibi görsem de sonraki sayfalarda insanı sadece insan olarak seven bu doktorun kalemini, kalbini ben oldukça sevdim. Her kesimden insanın rahatlıkla okuyabileceği ve bence bir satır da olsa kendine mutlaka pay çıkarabileceği bir kitap bu. Keyifli okumalar.
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
İnceleme
7/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 09:15
Bölümüm gereği psikolojik ve nörolojik vakalara duyduğum ilgi beni bu kitabı okumaya itti. Kitaptaki terminoloji zaman zaman okuma zevkime ket vursa da farklı patolojik durumlar hakkında oldukça aydınlatıcı ve detaylı bilgi edinebilme imkanı buldum. Yazarın ele aldığı vakaları dipnotlarla beraber meslektaşlarının da görmüş olduğu vakalarla beraber anlatması yazılanların kalıcılık kazanması açısından dikkate değerdi. Her bölümün sonunda yer verilen "Not" kısmı o vaka hakkında perspektife sahip olmak açısından oldukça kıymetli. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri'nden sonra benim için terminolojinin son derece yoğun olduğu bu kitap oldukça ciddi bir bilgi birikiminin ürünüdür ve ancak nöroloji alanına sahiden ilgi duyan insanlar bu kitabı okumalıdır. Altı çizilecek, üstünde tekrar tekrar durulması, düşünülmesi, sindirilmesi gereken çok nokta var ve kitabı okuduktan sonra alanla ilgili bilginiz eğer kitabı özümseyebildiyseniz ciddi ölçüde artacak.
Psikoloji
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma