*ZİFİRİYET FABRİKASI* yazar @hakanyucel__ in son kitabıymış ancak ben kendisini bu kitapla tanıdığımdan benim için ilk kitabı.
Eser tam anlamıyla bir “karakomedi”. İzmir’de yaşayan evli,iki çocuk babası ve alkol sorunu yaşayan bir adamın kendini Aydın’da bir çöplükte bulmasıyla başlıyor hikaye. Aslında çok zeki,bilinçli, merhametli ve gururlu bir adam olan kahramanımız, her ne kadar umarsız bir imaj çizse de aslında olmak istediği insan ile olduğu insan arasındaki uçurumu farketmesiyle; çabalasa kendinden istendiği gibi olabileceğini de bilmesine rağmen hayatını akışa bırakmayı tercih ederek bir gün ansızın ailesini terkediyor ve kendini başına gelebilecek her türlü tehlike ve belaya kasıtlı olarak sürükleyerek bir nevi manevi intaharı seçiyor ancak başına gelenler o kadar komik ki okurken gülümsemekten kendinizi alamıyorsunuz. Bunun yanında kahramanın siyaset,adalet;yönetim; memleketin ve insanlığın sorunları üzerine öyle güzel tespitleri var ki güldürürken düşündürmeyi ve takdir edilmeyi de başarıyor. Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek negatif şey; çok fazla yazım yanlışı ve cümle düşüklüğü barındırıyor olmasıydı ki yazar da zaten bu konudan muzdarip. Bir sonraki basımda eminim ki kitap; daha iyi bir editörle daha akıcı bir okuma sağlanacak hale gelecektir. Kitapçılarda raflarda gezerken karşılaşırsanız arka kapağı bir okuyun derim
Şuraya da tadımlık birkaç alıntı bırakayım
Kıbleyi ve caminin yerini ezbere bilip vicdanlarının yönüyle ilgili herhangi bir lokasyon bilgisinin bulunmadığı insanların ülkesinde yaşıyoruz.
Herkesin içinde yapılan yardım, yardım değil yatırımdır.
‘’Kendini temize çıkarmayı biliyorsan, ne kadar günah işlediğinin hiçbir önemi yok. Hiç günah
Uzun zamandır böyle elimden bırakmadan okuduğum ve tel günde bitirdiğim bir kitap olmamıştı. Resmen 500 sayfa kitabı tek bir günde okudum. İkinci dünya savaşı ve Nazi-Yahudi olaylarını anlatan kitaplara merakım olduğundan bu konuyla alakalı çok kitap okumuşluğum vardı ancak bunlar hep tek taraflıydı. Sadece almanların ya da sadece yahudilerin gözünden anlatılan kitaplardı. Bu kitap ise savaşı iki tarafım gözünden de anlatıyor ve savaşın kazananı olmaz mesajını çok güzel veriyor. Kesinlikle herkesin sıkılmadan okuyacağı bir kitap
Erik AğacıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 20163,806 okunma
Hayatımın kitabıdır. Hayatın boyunca bir daha kitap okumayacaksın, tek bir kitap seç, sadece ve hep onu okuyacaksın deseler “AZ” derim. Öyle mükemmel bir kitaptır benim için
Hayatımda beni bu kadar hayal kırıklığına uğratan çok az kitap vardır. Masal gibi ve merak uyandırıcı bir konuyla başlayıp bana göre hiçbir yere varamadan bitmişti. Gerçekten kitaptan sonra beş dakika boş bol halıya bakıp ben şimdi ne okudum demiştim Yazarın körlük, kabil gibi romanlarından sonra bunu okuyunca anladım ki her iyi yazarın her romanı iyi olacak diye bir şey yok
Şemsi Tebrizi ve Mevlana’yı sıkıcı olmadan anlatabilen nadir eserlerden olduğunu düşünüyorum. Okuduğunuzda hem bir roman okur gibi heyecanlanıp meraklanıyor hem de bitirdiğinizde uzun saatler sıkıcı araştırmalar yapmadan ikisi hakkında bir bakmışsınız bir sürü şey öğrenmişsiniz Ben bu kitabı okurken Konya’daydım belki de bu yüzden iki kat fazla etkilenmişimdir bilemiyorum ama sayesinde Şems’in ve Mevlana’nın mezarlarını sıkça ziyaret etmişliğim vardır