özge

Gideceğim gideceğim... Sevişler donatacağım, allı sevişler morlu sevişler. Sevgileri yaratmak gerek, yaratıp değerlendirmek de gerek. "Sen misin?" diye soracaktır ummazlıkla, içinden, "Sonunda geldi" diyecek.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam
"Sen ne sanıyorsun oğlum Memed, İnce Memedler bitecek mi sanıyorsun? Her insanın içinde bir mecbur kurdu, bir İnce Memedlik, bir Köroğluluk kurdu var. Köroğlu gitti İnce Memed geldi. İnsanoğlunun içinde bu kurt oldukça insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek. Sen insanoğlunun içindeki kurtsun, ne olursan ol, nereye gidersen git. İşte insanoğlunun içindeki bu kurt yiterse insanlık da işte o zaman insanlıktan çıkar. İnsanoğlu içindeki bu kurdunu yitirmeyecek, ona kıyamete kadar gözü gibi, yüreği gibi bakacak. O kurt insanoğlunun şahdamarı, atan yüreğidir."
Sayfa 397·Kitabı okudu
(...) yoksa baştan beri ikimiz de sevişmece oyunu mu oynuyordurduk? gerçek olan içimdeki bu boşluk mu? değil! bir şey var, ama eksile eksile var.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Saçmalıklar! Biz gene de onun öğüdüne uyup için için gülelim. Bunların, çevrelerinde sevişen iki insana gösterdikleri bu hoşgörü ne zamana dek sürecek acaba? Bu sevginin onlardaki güdük sevgi ölçüsünü aşan başkalığını, törelere uymazlığını görünce nasıl tedirgin olacaklar! Bizi aralarından atarlar. Çocuklarına kötü örnek olduğumuzu söylerler. Sanki çocuklarına kendilerinden daha kötü örnek olabilirmiş gibi. Bu çatının altında yaşayanlarda ortak ne var? Yalnız birlikte yaşama zorunluluğuna inanmaları. Kimi pilavı patlıcanlı ister, kimi patlıcansız; kimi tuzlu, kimi tuzsuz; kimi erken yatmak ister, kimi geç; biri şarkı dinlerken öteki caz müziği ister. Sabahları kalkışlar... Biri gördüğü düşü anlatır. Dinleyen, düş dinlemeyi sevmez. Karı-kocalar bile böyle değil mi? Ortak neleri var? Haftanın belli günleri et ete sürtünmekten başka? Gene de dayanıyorlar. Çünkü birlikte yaşama zorunluluğuna inanmışlar. İşte benim onlardan ayrıldığım buna inanmamam. Sıkıntımın da, sevincimin de kaynağı bu. Gücün dayanmaktansa yalnızlığıma kaçarım. Bana tek insan yeter. Sevişen iki kişinin kurduğu toplum. Toplumsal yaratıklar olduğumuza göre, insan toplumlarının en iyisi bu daracık, sorunsuz, iki kişilik toplumlar değil mi?
Sayfa 133·Kitabı okudu
Yalnız bir sıkıntım var. Bu şehri nasıl sevdiğimi, onunla yaşamaktan nasıl memnun olduğumu, akıllı, bilgili birine anlatıp rahatlamak istedim hep. Mihrişan Sultan bana, "Sen sevmeyi bilen bir kızsın. Sevmeyi bilen, bir yolunu bulur yaşamanın da," demişti.
Sayfa 16·Kitabı okudu