özgeestyle

özgeestyle
@ozgeestyle
Blogger, Book, Lifestyle

özgeestyle

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
George Orwell
8.5/10 · 200,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·224 syf.··
2020 3. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen kitabı sevdim. Konusundan kısaca bahsetmek istiyorum sizlere, Leyla Gamze ve Sibel üç arkadaş yetimhane de büyür ve başlarına korkunç şeyler gelir. Hayatları gelecekleri ziyan olur. . Yazar kızların orada yaşadıkları sıkıntıları, psikolojik durumlarını ve İncinmiş yaralanmış kalplerini öyle güzel anlatmış ki o hikayenin içerisinde hissettim kendimi. Leyla oldum. Leyla gibi düşündüm. Leyla gazetecidir ve geçmişi unutamaz yaşadığı onca sıkıntılar her haline yansıyınca kendini toparlamak için izine çıkar ve küçük bir kasabada Yağmur adında mavi şirin bir otelde kalır. Ve orada Özlem Engin ve Oğulları Deniz ile tanışır ve bir takım olaylara şahit olur. Kitap boyunca bu olayları okuyup merak edeceksiniz bağlantıları çözmeye çalışacaksınız.. En çok ta Gazeteci kızımız Leyla merak edecek. . Kitapta beni en çok etkileyen yetimhanede’ ki çocukların yaşadıkları. Annesizlik ve Babasızlığın zorluğu ve boşluğu... Empati yaptığımızda ailemiz olduğu için binlerce kez şükredebiliriz. Yetimhaneler’de çocukların nasıl büyüdüğüyle alakalı bir merak duymadığımız içinde kendimize sitem edebiliriz Onların suçu neydi sahii? . -Suçları çocuk olmaktı. Suçları inanmaktı. Aslında suçları kimsesiz ve savunmasız olmaktı... Ve bizler bir simit’ in ne kadar önemli olabileceğini anlamıyoruz, yada bir Rüzgar Gülünün... . .Velhasıl Kitabın dili akıcı ve yalın. Geçmiş ve Gelecek arasında ki geçişleri gayet net. Su gibi okuyup bitirebileceğiniz hüzünlü bir roman. .
Ölü Serçelerin BahçesiŞeyma Yol Kara · Edebiyatist Yayınevi · 202015 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2020 1. kitabı
Öncelikle; düşünün Kadınsın Ekonomik özgürlüğün var Banka da paran var, Kredi kartın var, hakların var yasalar var, ve özgürce yaşıyorsun... Ama sonra bir sabah kalkıp uyanıyorsun. Tıpkı paralel evrenin içindeymişsin gibi... Hiç bir şey yok! Kadın olduğun için paran yok, kredi kartın yok, banka hesabın yok.. Sanki bütün bu yaşadıkların bir balonmuş ve bu balon patlamış ve o balonla beraber yer yarılmış gibi... Tam tamına cehennem! Distopya tarzı olan kitabımız tam da bu noktaya değinmiş. Hepsini yaşamasak ta tarih kitaplarından Geçmişte de buna yakın ve benzeri bir çok örnek olduğunu biliyoruz. Ve bu sebeple bizlere uzak gelmedi.. Her dönem az veya çok soykırımlar, darbeler, diktalar, ihtilaller, baskılar hep yaşanmadı mı? Zulüm her dönem zulümdü. Ve tarih tekerrürden ibaretti. Yüzyıllardır kişiler, yönetimler, yönetim şekilleri değişse de değişmeyen tek şey otorite, güç, para ve baskı!Günümüzde de bunun örnekleri yok mu? Kadın cinayetleri günden güne artmıyor mu? Ve bizler hangisine sahip çıkabildik.. Ahh! Nasıl bir dönem derseniz cehaletin olduğu toplumlarda ve baskı rejiminde kadınların sadece bir eşya gibi kullanıldığı, Bir hiç’mişsin gibi davranılan bir dönemden bahsediliyor. Feminist bir distopik tarz olan bu kitap özgürlüğün ve değerli olmanın kıymetini de bize anlatıyor. Düşünün ki size krem bile verilmiyor ve tereyağ ile kurumuş vücudunuzu yumuşatıyorsunuz. Kafanızı kaldırmanız yasak konuşmanız yasak kafanı kaldırdığın an vurulursun. Kitapı yorumlamak için biraz bekledim. Çünkü okunması o kadar zordu ki, geçmiş ve gelecek arasında ki geçişler kafamızı karıştırıl durdu. Çeviriden kaynaklanıyor olabilir sürekli devrik cümleler görüceksiniz... Ve kitapta sürekli geçmişe dönülüyor, sonra düşündüm belki de ismini dahi bilmediğimiz baş kahramanımız delirmemek yada
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma