BİR BİLİM ADAMININ ROMANI MUSTAFA İNAN
Oğuz Atay romanda Profesör Doktor Mustafa İnan'ın zorlu ve yoksul hayatından bir taşralı olarak başlayıp muhteşem bir bilim adamı olma serüvenini anlatıyor. Sürekli olarak öğrenen ve öğretme peşinde olan bir adamın romanı... Böyle mükemmel bir insanı kim daha iyi anlatır diye düşünmüşler ve onun gibi mükemmel olan, aynı zamanda öğrencisi de olan Oğuz Atay'ı seçmişler sanırım. Bu romandan öyle kısaca bahsetmek olmaz tabi ama genel hatlarıyla ele alırsak Batı'nın bilim ve teknik alanında bizden daha üstün olmadığını, bizim bozuk düzeni bahane edip bu duruma teslim olmamamızı, herkesin bilime, matematiğe gereken önemi vermesi halinde çok güzel işler başaracağımızı söylüyor Mustafa İnan. İstiyor ki biz de dünyaya ismimizi duyuracak bilim adamları yetiştirelim. Şöyle diyor Mustafa İnan: "Hiç unutmam bir keresinde Amerika'ya gittiğim günlerde, bu büyük ülkeyi gezerken, bir üniversitenin duvarında yüz bilim adamı için yer ayrılmış olduğunu gördüm, henüz elli bilim adamının adı yazılmıştı bu duvara, elli yer boştu yani. Istedim ki boş kalan yerlere bizim insanlarımızın da adları yazılsın; bunu herkese söyledim, aman dedim, ne olur bu duvara adınızı yazdırmaya bakın, biraz da bunu düşünün, hep kendinizi düşünmeyin, biraz da şu cennet vatanın uğruna feda olun." Demem o ki bu kitabı mutlaka okuyun, okutturun. Çok kişiye ilham olacaktır.