Özge Tepe

Özge Tepe
@ozgetepe
104 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
İnsanın ne yapması gerektiğini bilmesi zor mu gerçekten bu kadar? Ya da kimler canavar aslında? Bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap ama ardında derin bir üzüntü, korkunç bir insanlık dramı da bırakıyor. Neden? Çünkü tüm insanlar herkes ne düşünüyorsa onu düşünüyor, farklı düşünmeyi hakaret sayıyor. Canavar’da, bir insanlık göstergesi olarak, Henry, yangında ölmek üzere olan bir çocuğu kurtarmak uğruna kendi yüzünden vazgeçiyor. En başta bu davranış karşısında iyi duygular besleyen halk ise Henry’nin yüzünü görünce dehşete kapılıyor. İyi kalpli Henry böylece, tüm insanlar, hatta kurtardığı çocuk tarafından ne yazık ki canavar ilan ediliyor. Tek bir kişi hariç. Yalnızca bir kişi onun iyi kalbini görebiliyor. Bir saat kadar bir sürede okudum ama unutmayacağım eserler arasında yerini aldı Canavar.
Edebiyat
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,206 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 00:44
Aslında güzel bir ders niteliğinde diyebilirim Siddhartha’ya. Öncelikle üslubunu söylemek istiyorum. Çünkü en baştan itibaren insana şiir okuyormuşçasına bir his veren cümlelerle karşılaşıyoruz. Bu da kitabı okumayı daha keyifli kılıyor İçerik olarak değinecek olursam, aslında söylecek söz yok. Tek kelime. Mükemmel. İki zıt karakter gözlemliyoruz aslında bu kitapta. Biri elbette Siddhartha, diğeri de onun can yoldaşı, arkadaşı Govinda. Siddhartha yanlışı da doğruyu da kendi başına deneyimliyor. İsteyerek veya istemeyerek hayata dair birçok tecrübe ediniyor. Govinda ise tecrübeleri edinmek için bir bilgeye ihtiyaç duyuyor. Kitapta eleştirilen biraz da bu. Bilgeliğini anlatmaya kalkışmak karşı tarafta aslında hiçbir etki yaratmaz. Siddhartha da bu doğrultuda kendi hayatını yaşıyor bir şekilde. Hep arayış peşinde, hep yollarda. Yanlış biri yanlış dediği için yanlış olmamalı, biz yanlış olduğunu tecrübelediğimiz, gördüğümüz için yanlış olmalı.
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Ada’ya Gittim, Memnun Ayrıldım!..
9/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2020 43. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 15:50
Bizleri çocukluğumuza götüren, oyuncaklardan hareketle tarihin tozlu sayfalarında gezdiren bir kitap. İnsanlık dramları da var içerisinde, güzel anılar da. İlk kez okuyorum Sunay Akın’ı. Bu kitapla başlamış olmayı hata olarak görüyorum. Zira kitapta diğer eserlerine de atıfta bulunmuş yazar. Bu çok büyük bir eksiklik oluşturmasa da ilk eserinden okumaya başlamak daha doğru olur diye düşünüyorum. Kurmaca da var gerçeklik de var. Bazı yazıların sonu öyle etkileyici ki. Birinin hayatını anlatıyor mesela, ismini yazının son cümlesinde öğreniyoruz. Bu kadar etkileyici hayata sahip olan kim acaba diye düşünürken tanıdık isimler çıkıyor karşımıza. Bu da şaşkınlığı ikiye katlıyor. Sivas Katliamı, Hitler, Kızılderililer... Bunların yanında tahta atlar, tahta kılıçlar, topaçlar, bebek evleri... Birbirine o kadar uzak konular aslında o kadar yakın ki Kırdığımız Oyuncaklar’da. Nazım Hikmet’le ilgili kısımlar, ona olan hayranlığımdan dolayı bende büyük etki yarattı. Diğer şairlerimizin oyuncaklarla ilgili şiirleriyle desteklenerek yazılan düşünceler kitabı severek okumamı sağladı. Çok yakından tanıdığımız isimleri tanımıyormuşuz aslında. Onların hayatlarındaki eksiklikleri de görebiliyoruz böylece. Sunay Akın’la tanıştığıma çok memnun oldum; bu kadar geç kaldığım için de çok üzüldüm doğrusu.
Edebiyat
Kırdığımız OyuncaklarSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,535 okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
Sait Faik’ten okuduğum ilk kitap Lüzumsuz Adam. 14 hikayeden oluşuyor bu kitap. Öykülerde İstanbul’un farklı semtlerinden farklı insanlarla tanışıyoruz. Her türden kişiliği görüyoruz. Bazı hikayelerde zorlansam da genel olarak çok beğendim. Beni en çok etkileyen hikaye “Kameriyeli Mezar” isimli hikaye oldu. Sonu hiç beklemediğim şekilde biten bu hikaye, ana karakterin düşünceleriyle de içime işledi. Abasıyanık’ın diğer öyküleri için de sabırsızlanıyorum.
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2020 16:57
Bir fuarda tanışma imkanı bulduğum ve aynı fuarda kitaplarımı imzalattığım Şükrü Erbaş’ın denemelerinden, birkaç şiirinden oluşan kitap. Severek okudum. Düşünerek, üzülerek, sevinerek okudum. Onun düşüncelerinde kendimi buldum. Eleştirdiklerinde kendimi gördüm. Kırgınlık, keder, sevinç, mutluluk... Ne varsa bu dünyaya dair, hepsi bu kitabın içinde var. Özellikle keder. Her bir yazısında başka bir şeyin üzüntüsünü yaşıyor, her bir cümlesinde bambaşka bir şeyi eleştiriyor Şükrü Erbaş. Etkilendiği, sevdiği, saygı duyduğu kişilikleri de anmadan geçmiyor. Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya’da yalnızca Şükrü Erbaş yok. Nazım Hikmet var, Küçük İskender var, Haydar Ergülen var, Karacaoğlan var, Behçet Necatigil var, Mine Söğüt, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yaşar Kemal... Saymakla bitmez ismini andığı şairler ve yazarlar. Bu kısacık kitapta birçok kişiliği tanıyoruz, Şükrü Erbaş’ı ve ailesini tanıyoruz. Onun önem verdiği değerleri görüyoruz. Kitabın en sonundaki anketlere verdiği yanıtlar da ona hayran olmaya yeter de artar.
Çırpınıp İçinde Döndüğüm DünyaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216bin okunma