Lütfen baba, beni yanlış anlama, bunlar aslında bütünüyle önemsiz ayrıntılardı, ancak benim gözümde müthiş yetkin biri olan senin bana koyduğun kurallara uymamanla benim için ezici olmuşlardı.
Franz Kafka’nın babası Hermann Kafka’ya mektubu. Sitem dolu bir kitap. “Senin fikrin doğruydu, başka her fikir çılgıncaydı, aşırıydı, kaçıklıktı, normal değildi.” diyor Franz Kafka. Düş kırıklıklarını ve korkularını dile getiriyor. Bana koyduğun kuralların hiçbirine sen uymuyordun, diyor. Aslında hataların bazıları ufacık şeyler bile olsa, öncesinden gelen birikmişlikle her şey insanın gözüne batabiliyor. Kafka’da, büyüklü küçüklü birçok problemini babasıyla paylaşıyor. Onun zorlu aile yaşamına ve korkularına tanık olmak beni de derinden etkiledi okurken.
Bir çocuk için son derece önemli olan “baba”ya bir de Kafka’nın gözünden baktığımız bu mektup, onun yaşamını etkileyen diğer kişileri de tanımamıza katkı sağlıyor. 57 sayfalık bu kitapla, Franz Kafka’yı ve ailesini daha yakından tanıyabiliyoruz.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Kötülük yapmak kolay ama itiraf etmesi ölüm. İnsanlar birbirlerine kötülük yaparak yaşıyor. Ancak böyle olursa hayatta kalabiliyor artık. Yapmazsa, bundan kaçınırsa daha beteri kendi başına geliyor, bunu bildikçe daha da saldırganlaşıyor. En tiksindiricisiyse korkak saldırganlığı. Ama ihanet, o kötülükten, saldırganlıktan daha da başka, daha da zehirli bir şey. Onu ihanet yapan şey de bu. Şeytanı da şeytan yapan şey alçaklığını göze görünmeden yürütmesi değil mi zaten? O yüzden ihanet, yalnızca yakınlarından gelirse, yalnızca hiç beklenmedik yerden, umulmadık elden çıkarsa ihanet oluyor. Öteki türlü safi kötülük. Ama ihanet, o insan kalbinin en iltihaplı yeri. İrin irin kokuyor.