Sabahattin Ali’ye dair ne varsa okumak niyetindeyim. Böyle naif, böyle ince birine böyle bir hayat haksızlık ve hayatına dair ne yazdıysa okurum. Eşine olan duygularını mektuplarla o kadar güzel anlatmış ki duygulanmamak elde değil. Kızı filiz doğduğunda onunla latin harfleriyle mektuplaşması ve ailesinden bu kadar ayrı kalması.. Sabahattin Ali
Halil Cibran a ait ilk okuduğum eser oldu. Elif Şafak ın Şehrin Aynaları adlı kitabında birkaç kez denk geldiğim alıntılarından merak ederek okumak istedim. İsa’nın doğumundan ölümüne dek onunla karşılaşmış dostundan düşmanına, hırsızından hayat kadınına kadar birçok insanın anlatıları yer alıyor. Tabi bunların hepsi övgüler üzerine değil; kitapta onu sevmeyenlerin,lanetleyenlerin, ihanet edip pişman olanların, onu çarmıha götürenlerin de anlattıklarını okuyoruz. İnsanoğlu İsa
Elif Şafak’ın akıcı dilinden yine akıp giden bir eser. Çoğu kişi hikayenin, karakterlerin karmaşıklığından bahsetmiş ama ben bu karmaşıklığı sevdim. Kişiler kimdi acaba diye geri dönüp sayfaları karıştırdığım oldu. İspanya’nın engizisyonu ve İstanbul’un Osmanlı döneminde buluyorsunuz kendinizi. Zıtlıklar ve bu zıtlıkların kesişmesini görüyoruz. Her bölümün başında bir kitap alıntısı ve yazarı olması da sevdiğim bir yanı oldu. Şehrin AynalarıElif Şafak