Özge Srgn

Özge Srgn
@ozgevedugme
Atatürk’e hayran Vatanına aşık Ailem, güzel kızım Düğme , kitaplarım bir de Beşiktaş….
162 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·455 syf.··
2019 1. kitabı
·
120 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 23:51
Kitabın ismini gördüğüm an 'bunu kesinlikle okumalıyım' dedim. Çünkü kedi, tahmin edebileceğiniz üzere en sevdiğim hayvan. Kitabın girişi mükemmeldi ve hızla ilerledim. Daha sonra araya bazı işlerim girdiği için okuma tempom yavaşladı. Ayrıca kitabında biraz sıkıcı olduğunu düşünmeye başlamıştım. Yarısına kadar geldim ve buradaki yorumları gördüm. Yarıda bırakan insanlar olduğunu gördüğümde biraz şaşırdım biraz da rahatladım. Demek ki gerçekten sıkıcı diye. Daha sonra biraz atlaya atlaya okuyum dedim ve mükemmel bir kısma denk geldim. Yazar şöyle diyordu, "Yazdığım her şeyin gelişigüzel, rastgele laflar olduğunu sanan okuyucularım da olabilir. Ancak ben katiyen öyle kaba ve sorumsuz bir kedi değilim. Söylediğim her sözün ve yazdığım her sözcüğün arkasında elbette ki tüm kainatın felsefesi yatıyor. Bu sözcükler kendi içinde tutarlı bir şekilde bir araya gelip cümleleri ve sonra bu kitabın kendisini oluşturuyor. Tıpkı evrenin yapısı gibi. Başından beri sıkıcı ve monoton bir konuşma diye düşünerek buraya kadar okuyan siz okuyucularım bir anda fikir değiştirip bunun aslında hiç de basit olmayan son derece derin bir öğretici metin olduğunu anlayacaksınız. O yüzden bu kitabı okurken tembel tembel uzanmak veya ayaklarınızı uzatmak gibi saygısız hareketlere girmeyin, dik oturup düzgün okuyun. Bir de kitabı okurken atlaya atlaya okumayın. Teker teker ve dikkatlice okuyun." ve ben burayı okuduğumda kendime geldim diyebilirim. Yazarın resmen benimle konuştuğunu hissettim. Atladığım yerleri tekrar okudum ve gerçekten kaçırdığım yerler olduğunu farkettim. İyi ki okumuşum dedim. Bunu yarım bırakan arkadaşlara söylüyorum. Bence kaldığınız yerden devam etmelisiniz. Oldukça felsefik eğlenceli ve bilgi dolu bir kitap. Ayrıca bilmediğim bir sürü deyim ve kelimeyle karşılaşarak kelime
Ben Bir KediyimNatsume Soseki · Panama Yayıncılık · 2018565 okunma
Özge Srgn
Ben de yarım bırakanlardanım, 2 yılı geçti hala duruyor, bir gün tekrar yeniden başlarım diye umuyorum
Okumayınız.
3/10
·320 syf.··
2020 66. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2020 00:08
Hakkında çok okuduğum, çok araştırdığım, beni derinden etkileyen ve Sırbistan’da bir örneğini bizzat gezme şansını yakalamış olduğum Nazi toplama kamplarından en büyük ve en karanlığı, Polonya’da bulunan Auschwitz-Birkenau üzerine kaleme alınmış olması nedeniyle okumak istediğim bir eser. Bunu kolay kolay hiç bir kitap için söylemem, fakat tam bir zaman kaybı oldu benim için. Neden mi? Sıralayayım; 1) Yazar yazar değil. Kendini ‘yazar’ olarak adlandıran bu bayan, para kazanmak için doğru bir yol tutturmuş altmışlı yaşlarında bir kadın yalnızca. Kitabın elle tutulur hiç bir edebî yönü yok. 2) Başkarakter: Nazi işbirlikçisi, canını kurtarmak için her şeyi yapmış, kendi ırkına karşı çalışmış, bunun karşılığında Alman hükümetinden maaş almış bir adam.(İnsan keşke haysiyetiyle ölseydi diyor) Tabii ki kitapta yüceltildikçe yüceltilmiş. 3) Mekân: Konu hakkında daha önce de okumuş bir okur olarak Auschwitz’in karanlık tablosuna sadık kalınmamış, anlatılması gereken bir çok şey es geçilmiş ve sonuç olarak kitap onbeşli yaşlara hitap eden bir ergen romanı olmaktan öteye gidememiş.(Not: zaten yazarın hitap etmek istediği kitle de orası bence) Sonuç olarak elimde, bu sektörü ve nasıl köşeyi döneceğini çok güzel çözmüş bir yazarla(!), hikayesini anlatarak kendini aklamayı başarmış gibi görünse de Nazi işbirlikçisi olduğunu satır aralarından çıkardığım, kendi dininden ve ırkından olan o zavallı insanlar öldürülürken, kıvrak zekasıyla(gerçekten önünde eğiliyorum) her defasında yırtmayı ve ikili oynamayı başarmış bir Slovakyalı yahudi(!)nin bir araya gelip, ticarî kaygıyla ortaya çıkardığı bir roman var. Bu hassas konunun bu kaygıya alet edilmesi ve konu hakkında meraklı okurların bu yönden aldatılması beni ziyadesiyle öfkelendirdi. Böyle kitapların basılması için kesilen onlarca
Edebiyat
Auschwitz DövmecisiHeather Morris · Pegasus Yayınları · 20191,593 okunma
Özge Srgn
Uzun zamandır sepete atıp çıkarıp beklettiğim bir kitaptı, önceki gün sipariş verdim ve şimdi de yorumunuza denk geldim... keşke daha önce görseydim, gözümden kaçmış sanırım, biraz bakmıştım çünkü kim ne demiş falan diye...
10/10
·456 syf.··
2021 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 11:54
Osmanlı’nın batışıyla ülkenin şimdiki durumu arasındaki benzerlik şaşırtıcı derecede. Eğitim seviyesindeki düşüş, dini değerlere yine bilinçsizce sarılma, din sömürüsüyle konsolide edilmeye çalışılan halk, saray çevresinde izole ve lüks yaşam biçimi, üretim bittiği için yabancıların kontrolüne geçen ticaret, krediyle borçlandırılıp elindekilerini kaybeden vatandaş... İnsan bunları tekrar okuyunca devleti yönetenlerin bir gün Vahdettin gibi kaçacağı umuduyla doluyor.
Son CüretYılmaz Özdil · Sia Kitap · 20203,850 okunma
Özge Srgn
Vahdettin gibi kaçmaları mı umut? Doğmamış çocukların bile hakkını yiyenler bir gemiye binip kaçsın ve bunun adı umut olsun🙄 ben çoluğumun çocuğumun lokmasını yiyenlerin, vatanımın her karışını peşkeş çekenlerin yargılandığı günleri görmek istiyorum, asıl umut o
3/10
·592 syf.·
2021 1. kitabı
Hediye olmasaydı, verdiğim paraya acıyacağım ender kitaplardan, ki asla kitaba harcadığım paraya acımadım bugüne kadar... İlmiye -Orhan, Ülkü-Selim ve aileleri etrafında dönüyor olaylar ama ordan burdan toplanmış hatta sanki kopyala-yapıştır yapılmış tarihi bilgiler, psikolojik analizler içeren bir kitap... Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsıyor, verdiği bazı mesajlar güzel ancak o kadar irite oldum ki okurken o mesajların bile kendisine ait olmadığını düşündürdü... kitabın başında “karakterlerin tarihteki gerçek kişiler olsa da tarihin farklı kesimlerindeki yaşanmışlıklar anlamlara hizmet edebilsin diye hikaye içinde zaman kaymasına uğramıştır.Öykü akışı kronolojik değildir. Hayatın meşguliyeti içinde zaten yorgun olan zihninizi, hikayenin zaman çizelgesinde hatalar aramak için boşuna meşgul etmeyiniz” şeklinde bir açıklama yapmış...yani demek istiyor ki kendince, benim derdim tarihi roman yazmak değil.. ancak öyle olmuyor o işler “ben yazdım oldu, kronolojik olsun istemedim nasıl istersem öyle yaparım” diyemezsin.. dip notlarda da müzik önerileri var... yazsam bir sürü şey yazarım da emeğe saygısızlık olmasın diye bu kadarı yeterli... uzun lafın kısası olmamış... keşke Fi-Çi-Pi ile kalıp devam etmeseydi bu işe, ya da o minvalde kitaplar yazsaydı... tavsiye eder miyim HAYIR... değerli vaktinizi harcamayınız efendim, vaktinize değilse de gözlerinize acıyınız...
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Buzdağı isimli okura yanıt verildi
Özge Srgn
Etkilemek istemem, çok nadir kitabı zaman kaybı olarak görürüm ama çok sık alıntı yapılmış, Sümer tabletlerinden mesela 10 sayfaya yakın yazmış tercümesini, kendi katkısı olsa anlarım da bana çok gereksiz geldi... ben tarihi romanları severim, gerçeği kurgulayaarak hakikati anlatabin bu gerçekten hoşuma gitmedi... ilk kitapları çerezlikti onları da okudum bir şekilde vakit geçirmiştim...bir de yılın ilk kitabı olma onurunu hiç haketmedi ☺️