Feminist bir yazar, sadece kadınların yaşadığı bir ülke, dış dünyayla bağlantının binlerce yıl önce kesildiği sadece kadınların kurduğu bir düzen. Peki ya bu ülkeye üç erkek gelirse ne olur?
Kitapta olay akışı ve zamanlamalar gayet yerindeydi ve okuyucuyu sıkmayacak düzeydeydi. Anlatım dili zevkliydi ve sonlara doğru güldüğüm eğlenerek okuduğum pek çok kısım oldu. Başlangıçta ülkeyi görünüm olarak değerlendirmeler ağırken gittikçe sadece kadınların kurduğu bir ülkede yaşam, din, inanç, işleyiş nasıl olur bunu görüyoruz. Distopik evrene giriş asıl burada başlıyor. Son kısımlarında ise şimdiki dünya ile kadınların dünyasının ayrımına varmak üzerine felsefi tartışmalara girliyor. Bir biyoloji öğrencisi olarak eleştireceğim, bana mantıksız gelen bir nokta da kitapta geçen biyoloğun tek cinsiyetli insan üremesine merak duymayıp bu konuda hiçbir araştırma girişiminde bulunmamasıydı. Günümüz feminizmi gözüyle değil de o yıllara göre düşünürsek daha iyi çıkarımlarda bulunabiliriz diye düşünüyorum. Ve kitap boyunca bu kitabı okuyan erkeklerin fikirleri nedir acaba sorusu beni hep düşündürdü.