Mustafa Özgün

Duyularımızın ortak yaşamışlığı aracılığıyla aşkı paylaşmaktansa, ona sözcüklerle sahip çıkmaya çalışıyoruz. Her aşk farklı olduğuna göre(farklı kokular, farklı dokunma biçimleri, farklı psikolojik roller), her aşkta paylaşılan sözcüklerde farklı olur, diye düşünüyor insan. Ama hayır! Kalıp sözcükler yaşadıklarınızdan daha önemli. Ve seni seviyorum tümcesindeki totaliter sahiplenme tüm aşk deneyimlerini standartlaştırıyor. Aşkı nicelleştiriyor.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Reklam
Ama insan geçmiş ve gelecek çentikleri arasında sıkıştırdığı varlığını hep ileriye taşıma gayreti içerisindedir.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Bir keskinliğe ihtiyacın varsa fikirlerini bile.
İnsan, yetenekleri ile ihtiyaçları arasında tam bir denge olduğu için, aynı zamanda mutludur.
Bu doğuştan egoist bireyler, canlarını korumak için toplumsal düzene ihtiyaç duyduklarını anladıklarında, aralarında bir toplumsal sözleşme yaparak ateşkes ilan eder ve devleti yaratırlar. Temelde güçlü olma peşinde koşan varlıklar olmalarına rağmen, uzun vadede çıkarlarını nasıl elde edebileceklerini düşünüp, hem sınırsız doğal özgürlüklerinden, hem de başkalarına karşı uygulayabildikleri kaba kuvvetten vazgeçip, güç kullanma hakkını tümüyle devlete devrederler. Böylece özgürlüklerinin bir kısmından vazgeçerek güvenlikleriji kazanırlar.
Felsefe
Reklam