Sonsuz bir kitap gördüm rüyamda,
Sonsuz ve ciltsiz,
Sayfaları dört bir yana saçıldı.
Her satırında yeni bir ufuk vardı,
Yeni gökler varsayılmıştı;
Yeni haller, yeni ruhlar.
-Efendi, ne söylüyorsunuz! Kendi hukukunu tanır, başkalarınınkine riayet eder bunca alim, erdemli insan var.
-Bunlar daiına azınlık kısmıdır ki zorba sınıfla cahiller arasında ezilen, rahatsız yaşayan biçarelerdir. Azınlıktan bir şey çıkmaz. Çoğunluğu düzeltmeli.
Bugün en medeni ve ileri milletlerin yönetimleri altına toplanmış insanlar hala iki kısımdır: hakim ve mahkum. İşte kanunlar da bu esasa göre yapılır. Ahlak kitapları da bu maksat gözetilerek yazılır. Ve böyle olması da insan kitlelerinin şimdiki bilgi ve eğitimlerine göre zorunlu gibidir. -Niçin? -Çünkü bugün insanlar kendilerine bağışlanmış gibi görülen eşitlik, adalet, kardeşlik haklarından tamamıyla yararlanabilecek bir eğitim ve kültür seviyesine yükselememişlerdir.
Efendi, ben kadınım. Kendi cinsime has bazı zaaflarım vardır... Mazur görün. Bu mesele hakkında bana seksen rapor sunsanız zihnimi şüpheden bütün bütün kurtaramazsınız.