Özgür Özmen

Özgür Özmen
@ozgurozmen
Üniversite
Ankara
Antalya
68 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 22:02
Karanlık, entelektüel ve bir o kadar da hipnotize edici bir dünyaya adım atıyorsunuz. Bu kitabı sadece okumuyorsunuz; içine çekiliyorsunuz. Romanı okurken kendimi New England’da küçük, seçkin bir üniversitenin kampüsünde, antik Yunan’ı neredeyse bir tarikat gibi yaşayan bir grup öğrenciyle birlikte buldum. Her şeyin merkezinde, dışarıdan bakan biri olarak grubun içine sızan Richard var. Onun gözünden anlatılıyor tüm hikâye ama esas büyüleyici olan, grubun lideri konumundaki karizmatik Henry ve etrafındaki entelektüel atmosfer. Kitap boyunca zihnimde hep şu soru dolandı: Bilgi bizi aydınlatır mı, yoksa karanlık bir yere mi sürükler? Gizli Tarih, bunu tüm soğukkanlılığıyla sorguluyor. Kitap sadece bir cinayet romanı değil. Hatta cinayeti baştan bildiğiniz halde, gerilim eksilmiyor. Aksine, neden ve nasıl soruları sizi daha da derine çekiyor. Bu ters kurgu tekniği, bana kalırsa romanın en güçlü yönlerinden biri. ⸻ Tartt’ın dili öyle zengin ve incelikli ki, bazı cümleleri defalarca okuyup üzerine düşündüm. Kitap, sadece bir olay örgüsünden ibaret değil; atmosferiyle, karakter çözümlemeleriyle ve felsefi alt metniyle uzun süre zihninizde kalıyor. Kimi bölümlerde, özellikle karakterlerin ahlaki kayıpları ve entelektüel kibirleri karşısında rahatsızlık duydum – ama işte bu rahatsızlık, kitabın bana gerçekten dokunduğunu gösteriyor. Çünkü Gizli Tarih, sizi rahat ettirmek için yazılmamış. Size bir ayna tutuyor. Ve bu aynada gördüğünüz şey, düşündüğünüz kadar masum olmayabiliyor. Eğer karanlık atmosferleri, entelektüel sorgulamaları ve insan ruhunun karanlık kıyılarını seviyorsanız, Gizli Tarih sizi derinden etkileyecektir.
Gizli TarihDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 20182,932 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 21:57
Modern dünyanın en rahatsız edici aynasını okudum. Başkalarının hikâyesini sahiplenmenin, kimliği bir pazarlama aracına dönüştürmenin ve vicdanı susturmanın romanı bu. Ancak asıl çarpıcı olan, insanın kendi karanlık tarafıyla nasıl pazarlık ettiğini göstermesi. Kuang, suçun kendisinden çok, suçsuz görünme isteğinin ne kadar derin ve insani olduğunu anlatıyor. Çünkü çoğu zaman kötülük, kötü olduğuna inanmayanların ellerinden çıkar. Ve Sarı Yüz, o inançla kendini aklayan bir dünyanın hikâyesi.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
5/10
·139 syf.··
2025 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 00:00
Kabil, sadece bir kutsal metin yorumu değil, insanın kadim sorularıyla yüzleştiğini hissettiren bir kitap. Tanrı-insan ilişkisinin sert, ironik ve kimi zaman rahatsız edici bir şekilde ele alınışı, Saramago’nun o kendine has alaycı diliyle birleşince ortaya güçlü bir metin çıkarıyor. Kabil’in sürgünden sürgüne dolaşırken tanıklık ettiği sahneler, sorgulamanın ve itirazın sesi oluyor. Yazar, mitlerin tozunu silkeleyip onları bugünün okuyucusuna cesur sorular yönelten canlı hikâyelere dönüştürüyor. Bence kitap, sadece “inanç” üzerine değil, otoriteye ve sorgulamadan kabul edilen her şeye karşı bir meydan okuma olarak okunmalı.
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
8/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 21:28
Roman, yazarın “Körlük” eserine bir tür devamı gibi okunabilir. Ancak bu defa konu fiziksel değil, siyasal bir körlük üzerinden ilerler. Romanda bir ülkede seçim günü halkın büyük çoğunluğu boş oy kullanır; bu tavır, mevcut siyasal yapıya karşı bir sessiz ve güçlü direniştir. İktidar ise bu barışçıl, kolektif tepkiyi anlamak yerine tehdit olarak görür ve olağanüstü yöntemlerle toplumu baskı altına almaya çalışır. Böylece seçim, demokrasinin bir aracı olmaktan çıkıp iktidarın kendi meşruiyetini koruma savaşına dönüşür. “Görme”, böyle bir atmosferde, demokrasinin yalnızca bir seçim günü meselesi olmadığını; asıl meselenin yurttaşın bilinçli, sorgulayan ve kolektif bir özne olarak varlığını koruyabilmesi olduğunu hatırlatıyor. Saramago, ironik ve distopik diliyle aslında günümüz Türkiye’sinde de en çok ihtiyacımız olan şeyi işaret ediyor: sandığın ötesine geçen bir siyasal farkındalık.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma
9/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 00:00
Sahilde Kafka'yı okurken, sadece iki karakterin yolculuğuna değil, aslında insanın kendi içine yaptığı uzun bir yolculuğa tanık oldum. Kafka Tamura'nın evden kaçışı bana büyümenin sancılarını, kimlik arayışını düşündürdü; Nakata'nın hikâyesi ise bilinçaltımızın karanlık, ama bir o kadar da büyülü tarafını açığa çıkarıyor. Kitapta gerçek ile düş arasındaki sınır öyle inceliyor ki, bazen hangisinin hangisi olduğunu sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Yalnızlık, kader, özgür irade ve kendi karanlığımızla yüzleşme... Murakami bütün bunları ustaca birbirine örmüş. Sahilde Kafka, bence sadece bir roman değil; insanın kendisini anlamaya çalışırken içine girdiği o tuhaf ama kaçınılmaz yolculuğun hikâyesi.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma