Necdet'in, büyük şeylere varmak üzere hazırlanan mantık zinciri ortasından kırılıverdi. (...) O günün gecesi hissettiklerini söyleyemezdi Nesrin Hanım'a. Ayıplanacağı, azarlanacağı bir şey değil, suya özlem çeken bir çöl adamının hurma yapraklı serabı gibi, yüreğine işleyen tatlı hayallerin bir anda yok olmasından korkardı.