Delikanlı "Kişisel Menkıbe"nin ne anlama geldiğini bilmiyordu,'Senin her zaman gerçekleştirmek istediğin seydir hepimiz, gençken, Kişisel Menkıbemizin ne olduğun biliriz."
"Hayatın bu döneminde, her sey açık seçiktir, her sey mümkündür ve hayal kurmaktan, hayatında gerçekleştirmek istediğin seylerin olmasını istemekten korkmaz. Ama zaman geçtikçe, gizemli bir güc, Kisisel Menkibe'nin gerçeklestirilmesinin olanaksız olduğunu kanıtlamava baslar."
Toplumun belirli bir kişiliğe ihtiyacı var. Eğer özünüzü topluma
taşırsanız hem kendiniz hem de başkaları için birtakım zorluklar
yaratmış olursunuz. insanlar sizin özünüzü anlamayacaklardır,
sizin gerçekleriniz onlara acı verebilir, onları çok tedirgin edebi
lir. Buna gerek yok! Toplumda çınılçıplak dolaşmaniz gerekmez,
giyimli olabilirsiniz.
Öz; ona can, ruh, ya da kişi diyebilirsiniz, tüm bu kelimeler aynı anlama gelir. Bir özle doğarsiniz ama eğer toplum sizin için bir kişilik yaratmadan bir özden ibaret kalırsanz, hayvan gibi olursunuz.
"Önemli olan sizin özünüzdür.
Kişilik aynı zamanda büyümenin de gerekli bir parçasıdır. Bu denizde yakalayıp karaya fırlattığınız bir balığın sıçrayıp tekrar denize atlamasına benzer. O balık ilk kez her zaman denizde yaşadığının farkına varır, ilk kez
"benim yaşamım denizde" der. O ana kadar yakalanıp sahile fırlatılmadan önce belki de hiç denizle ilgili bir fikri yoktu, belki denizin farkında bile değildi. Bir şeyi bilmek için önce onu yitirmeniz gerek.
Cennetin farkına varmak için önce onu yitirmelisiniz. Ancak onu yitirir ve tekrar kazanırsanız güzelliğinin ayırtına varabilirsiniz."
"İnsanların neden ve ne için olduğunu bilmeden hayatta çocuk yapmaktan başka amaçları olmaması ne kadar üzücü.Nihai bir amaca son bir nedene inananlar, soylarını devam ettirmek için derler, ama bu amacın ne olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoktur ve sanki evrenin tek ve son umuduymuş gibi soyu devam ettirmenin hangi uğurda yapıldığını kendilerine hiç sormamışlardır."