Çay,lodos denizinin rengindeydi,soğumuştu. Elli kuruşluk çaya elli kuruş bahşiş bırakıp kalktı. Kente, geçmişin ilk önemli durağından başlamak, onu kıyı kesimlerinden sarmak çabası boşa gitmişti. Denizle ilgili anıları yoktu ki. Bozkırda büyümüştü,bozkırda rahattı. Deniz yanı başından akıp gidiyordu, yaşamasına bir şey katmadan.
"Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana kurnazlık ve akıllılık gibi görünen hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır."