Üç ayrı yaşam: biri amcası tarafından tecavüze uğramış, hayal dünyasında yaşayan, kadın olduğu için hor görülen hep kendisinin suçlu olduğuna inandırılmış bir genç kız diğeri dağlarda komandoluk yapmış binbir zorluğa göğüs germiş vatan uğruna şehit olmayı göze almış ancak askerden döndüğünde Meryemi öldürme görevi verilmiş ne yapacağını bilemeyen, Meryem kadar olmasa da ona söylenene inanmış bağlanmış çaresiz bir delikanlı ve diğeri de sosyetenin içinde çok zengin çok mutlu çok başarılı bir profesör ancak elit denen kesimden davranışlarından artık iğreti duyan, yaşadığı hayattaki yalancılıktan, yapmacıklıktan ve monotonluktan sıkılmış kendini bulamayan kim olduğuna karar veremeyen biri.Bu üç yaşamı öyle bir birleştiriyor ki Livaneli bir çırpıda okuyup neler olduğunu öğrenmek istiyorsunuz. Okurken üzülüyor, kızıyor ve seviniyorsunuz. Ülkemizin insanındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor bu üç insan. Modern Türkiye'deki bir çok probleme bir çok toplumsal soruna ışık tutuyor. Batıya özenip yanlış yolda ilerleyen kesime, hala doğuda namus uğruna yitip giden kızlara, aşka, şiddete, dinin yanlış kullanılmasına ve daha bir çok şeye. Sarsıcı ve çok boyutlu bir roman. Okumanızı tavsiye ederim.
Öncelikle kitabın içeriği ile ismi çok uyumlu. Yeraltını, kaybedenleri, yoksunluğun ve hiçliğin içinden gelenleri, bir nebze mutluluk uğruna yitip giden hayatları çok gerçekçi bir biçimde anlatan, okurken o çaresizliği, sıkkınlığı yüreğinizde hissettiren türden bir kitap.Benim duygusallığımdan mıdır yoksa kitabın insana tesir eden o cümlelerinden midir bilinmez gözyaşı döktüğüm, ağzımın açık kalıp inanamadığım yerler oldu.Okumanızı tavsiye ederim.