8/10
·64 syf.··
2026 18. kitabı
Farklı gercekten farklı bir kitap. Ne yorum yapsam bilemiyorum. Ilk basta anlatilanlara odaklanmakta zorlandim cunku anlatirken gecisler cok sert ve hizliydi. Bir anda birsey okurken birden farkli birsey okuyorsunuz. Ama bir yandan da kendini okuttuyor. Sadece cok uzuldum yazarin yasadiklarina.
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
Büyük Beklentiler, Boş Cümleler
2/10
·104 syf.·
2026 41. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek şey, boşa harcanmış zamanın hayal kırıklığı oldu. Kitap hakkında nasıl yorum yapacağımı bilemiyorum; çünkü karşımda edebi bir eserden ziyade, ilkokul yıllarındaki o amatör şiir yarışmalarını hatırlatan zorlama bir metin vardı. Hani okul dergilerinde yayınlansın diye alt alta dizilen, büyük laflar etmeye çalışan ama içi boş cümleler yazardık ya; bu kitap tam olarak o hissi veriyor. Aşk gibi derin bir konuyu bin tane kısa cümleye sığdırmaya çalışmak, ortaya vurucu bir derinlik değil, aksine yapay bir kelime yığını çıkarmış. Açıkçası benim için tam anlamıyla bir vakit kaybıydı ve kesinlikle tavsiye etmiyorum. Hatta çok net söylüyorum: Bu kitabı okuyacağınıza gidin TikTok’taki özlü sözlere bakın, en azından neyle karşılaşacağınızı bilirsiniz ve vaktiniz daha az boşa gider.
Şiir
Tek Hece Bin Cümle AşkAlparslan Yige · Parana Yayınları · 202422 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·240 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 16:55
Merhaba arkadaşlar. Yayından kaynaklı mı yoksa böyle bir tarza alışamadığımdan mı bilmiyorum ama yazarın eserleri bir türlü zihnime yerleşmiyor. Herkesin ilginç biçimde bir seveni ve ölümüne savunanı da var. İstediğimiz gibi eleştiremiyoruz ama şunun farkında ve bilincindeyim ki aynen söylendiği gibi yazmak deliliktir ve fark ettim ki yıllardır ben de yazmadan duramıyorum. Takip ettiğim diğer bazı arkadaşlarda da bu var. Bütün her şeyimizi yazarak açıklıyoruz. Hatta bu artık öyle bir noktaya geldi ki bazen konuşarak anlatamadıklarımı yazarak daha iyi anlatabiliyorum ve bir şeyleri konuşmak yerine yazmanın daha doğru bir yol olduğuna inanmaya başladım. Kafka özelinde yapılan bu incelemeye baktığımızda ise bizler onun edebi yönüne, yalnızlığına, babası ile olan ilişkisine, hayatına ve kadınlarla olan ilişkisine konuk oluyoruz desek yeridir. Onun özlü diyebileceğimiz sözlerden alıntılar ve bu alıntılardan yola çıkarak düşünce hayatını anlamaya çalışıyoruz. Bazı çıkarımlarının ne kadar değerli olduğunu görüyoruz. Örnek vermek gerekirse Kafka’nın hayata bakış açısına dair birkaç yorum birden yapabileceğimiz ve çoğumuzun da merak ettiği cümlelerden olduğunu düşündüğüm bir tanesini eklemek isterim: Ölmek ve benim için nasıl yas tuttuklarını görmek isterdim. -Şimdi bu cümleye dahi odaklandığımızda şunları söylemenin mümkün olduğunu düşünüyorum. Yazar, ölümü mü istiyor yoksa asıl istediği ölmeden önce görmeyi hak ettiği değeri göremediği için serzenişte mi bulunuyor? Ölüm bizim kurtuluşumuzdur derken acaba yaşadığı hayata mı göndermede bulunuyor yoksa içinde kurtulmak istediği bir şeyler mi var? Asıl ölmesi gereken kendisi mi yoksa içindeki bir şeyler mi hep bir boşluk var buralarda. Bunları söylemek mümkün benim açımdan. Devam ettiğimizde, bizleri karşılayan yegâne unsurun
Kafka'dan Kafka'yaMaurice Blanchot · Monokl Yayınları · 202042 okunma
Seninle Çok ilgiliyim Poyraz Karayel :)
9/10
·320 syf.·
2026 43. kitabı
Biri Oğuz Atay Esintileri mi dedi tabii ki okuyacağım :) Çok güldüm okurken baya keyif aldım. Kitabı bu kadar etkilediyse dizisini tahmin edemiyorum.Sıkıntı şurda izlemedim ama az çok kime ne olacağını biliyorum .Bu kötü bir şey illaki karşımıza bir yerlerde çıkıyor spoiler vs .Yine büyük bir kayıp izlenmesi gereken bir dizi daha .Kurtlar Vadisi izlendi, Leyla ile Mecnun izlendi (devam ediyor )şu an internetim yok ama bu diziyi de izlemek istiyorum hadi bakalım inşallah nasip olur her şeye rağmen .Ama kitabını okuyayım dedim ,en azından önden biraz bilgi sahibi olayım. Ezel ve bu dizi şu anda aklımda . Neyse kitaba geçelim :) Dizisini izlemediğim için kitaba göre yani sadece sahnelerden yola çıkarak az çok yorum yapabilirim. İlk 55 bölümün senaryolarından oluşuyor kitap. Böyle diyalog diyalog şeklinde yazıya boğulmamış , özlü sözler , sahnelerden görseller ,nokta atışı cümlelerden . Bu dizide de sadece aşk yok toplumun sorunları dile getirilmiş , güzel nasihatlar var . Bir çocuğun ev ödevlerinin üzerinden toplumun sorunları eleştirilmiş kara mizahla güzeldi orası .Oğuz Atay kokuyor baştan sona okumam için tek sebep :) Albay var Poyraz'a nasihat veren biri ya da şey Poyraz'ı adam etmeye çalışan biri gibi duruyor . Kara mizah kendisini öyle belli ediyor ki. Hayatın gerçekleri ile dalga geçiyor adam ciddiye almıyor hayatı, güzel bir şey aslında. Çok nadir dizilerden bu da. Güzel replikleri var yani bayağ. şimdi hakkını yemeyeyim tabi ben olumsuzlukları fazla paylaşmamaya çalıştım.Tiyatro izliyormuş gibi oluyorsunuz ya da Shakespeare kitabı elime almışım gibi oluyor. Ben tiyatro tarzı yazılan kitapları çok severim okurken de çok keyif alırım. Dizilerde şunu fark etmişsinizdir genelde başrollerden ziyade yan karakterler daha ön planda, onlara daha çok yöneliyor
Poyraz KarayelEthem Özışık · Doğan Kitap · 2017766 okunma
Ruhuna ışık arayanlara...
Puan vermedi
Bu kitabı okurken bu kadar derinlikle insan ruhuna dokunabileceğini düşünmemiştim gerçekten. Risale-i Nur Külliyatı’nın tohumu ve fidanlığı olan bu eser, meslevi üslubuyla yazılmış unutulmaz bir akışkanlıkta bence. 1920’lerde Arapça kaleme alınan eser, on iki kısa risalecikten oluşuyor. "Bil ki" diye başlayan özlü ifadelerle, kainatın hikmetini, Allah’ın birliğini, insan ruhunun derinliğini, nefis ve şeytanla mücadeleyi derin yorum ve benzetmelerle insana gösteriyor. Kitap Said Nursi'nin kardeşi Abdülmecid Nursi’nin tercümesiyle Türkçeye kazandırılmış. Okudukça içsel bir huzur buluyorsunuz. İnancın en derin ışığını, tefekkürün en parlak hallerini ve maneviyatın en samimi duygularını hissetmeden duramıyorsunuz
Mesnevi-i NuriyeBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20033,457 okunma
8/10
·267 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 15:04
Abdülkadir Meriçboyu veya hepimizin bildiği ismiyle A. Kadir, kitabın girişinde bizi yaşantısından ve sanat yolculuğundan sunduğu ilginç olaylarla dolu bölümlerden oluşan bir önsözle karşılıyor. Önsöz, dönemin faşist baskıları ve şairin mücadele dolu yaşamını ironiyle harmanlayarak anlatması bakımından özellikle ayrı bir anlam katmakta esere. A. Kadir'in Tebliğ, Hoş Geldin Halil İbrahim ve Dört Pencere kitaplarında yayımlanan şiirlerinin yanı sıra daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış kırk beş şiiriyle birlikte yüz on üç şiirden oluşan eseri "Mutlu Olmak Varken", ciddi anlamda bir şiir şöleni niteliğinde. Özellikle Ezginin Günlüğü grubu tarafından bestelenen Mutlu Olmak Varken (Çiçekleri Umudumuzun), Mahpusane Düşünceleri, Ve Çocuklar, Olur Biter, Gece İçinde, Sabah Türküsü; Hasret Gültekin'den dinlediğimiz ve bir Kerem Güney bestesi olan Şarkı (Cirigam), Dört Pencere; Deniz İzgi tarafından bestelenen ve önce Metin Özülkü daha sonra Selda Bağcan tarafından seslendirilen Bir Beşiktaş Tramvayı; Onur Akın tarafından bestelenip seslendirilen Çile; Grup Ekin tarafından bestelenen ve aynı zamanda Grup Yorum tarafından da seslendirilen Bize Ölüm Yok (İkinci Ağıt), yine Grup Yorum tarafından İlginç Özkeskin'e ithaf edilerek uyarlanan Yeniden Doğuyorsun (Dördüncü Ağıt) gibi eserlerin hepsini bir kitapta görmek ayrıca keyif verici bir okumaya sebebiyet vermekte. İlhami Soysal'ın deyimiyle "özlü şair" sıfatına tam manasıyla uyan A. Kadir, halkın şairi olmayı başarmış ender sanatçılardan. Şiirlerinin ana unsuru çoğunlukla insan sevgisi, umut ve dirençle yoğrulmuş bir yaşama savaşı olan şairin; şiirden ve düşünceden en çok korkulan bir dönemde bu şiirleri yayımlayarak cesaretin ve toplumcu şairliğin örneği olduğunu söyleyebilirim. Kitabın sonunda yer alan ve aralarında Nâzım
Mutlu Olmak VarkenA. Kadir · Hilal Yayınevi · 1976148 okunma