Ayşe Püren’in annesini kaybetmesi ve kendisini cenazede bulmasıyla başlıyor kitap. Bir kadının aile içinde var olamadığı gibi dışarıdaki hayatında da var olamayışını anlatıyor. Tanıyamadığı annesinin tek yadigârı gül ağacına sahip çıkıyor. Annesi ile kuramadığı bağı gül ağacı ile kuruyor. Babasının var olan “yokluğu”, abisiyle zıt karakterler oluşu kitabın ana örgüsünü oluşturmuş. Bu ana örgü de dallara ayrılarak ikili ilişkilerine ve arkadaşları ile olan ilişkilerine uzanıyor. Günümüz modern insanının travmaları, hayatın içindeki eksiklikleri ve kayboluşları
, kayboluşlarının içinden bir çıkış kapısı arayışı ve başarıları ile motive olmaya çalışması anlatılmış. Güncel bir konu, güncel bir anlatım tarzı sebebiyle ben beğendim. Diğer kitaplarını da alıp okuyacağım. İlgilisine keyifli okumalar…