Kalanlar, Annemin Çadırı, Görüşürüz ve Kız Kardeşim Handan. Satır satır gözümün önünde canlanan, çok sevdiğim ve içimde iz bırakan hikâyelerdi. Bu, yazarın okuduğum ilk kitabıydı.
Beğendim. Drina Köprüsü kitabında nitel araştırma yöntemlerinden; etnografik yöntem, özel durum yöntemi ve tarihsel yöntem kullanılmıştır. Genel itibariyle tarihi bir roman kimliğinde olan Drina köprüsü, son derece geniş ve zengin dokusuyla, geçip giden tarihe tanıklık etmek isteyen canlı bir köprü üzerine kurgulanmıştır. Yazar, "köprü"nün bütün metaforik özelliklerinden yararlanarak hem farklı millet ve kültürleri hem de geçmiş ile yaşanan anı birbirine bağlamıştır. Sade bir dille yazılan bu romanda betimlemeler halinde olaylar kronolojik bir sıra ile verilmiş, zaman ifadeleri net bir şekilde ifade edilmiştir. Akıcı bir dille yazılmış olması romanı okuyucu için keyifli bir hale getirmiştir. Bu olumlu değerlendirmelere ek olarak olumsuz bir değerlendirme de yapmak istiyorum: Eserde göze çarpan ilk olumsuzluk, ilk bölümlerdeki "kazığa geçirme" cezasının infazının en ince ayrıntısına kadar detaylandırılmasıdır. Olayın vahametini gözler önüne sermek için dramatize edildiği açıkça belli olsa da bu derece ayrıntılı ve acımasız bir tasvir, Osmanlı'yı ve Türkleri daha ilk sayfalarda kötü göstermeye yetmiştir.
Çok beğendim. Yazarın diğer kitaplarını da çok merak ediyorum. Betimleyici anlatım ve nitel araştırma yöntemine uygun bir kitap okunması gerektiğinde önerilecek iyi bir kitap.
Beğendim. Matt Haig tarafından kaleme alınan Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumak fantastik kurgu filmi izlemek gibi keyif vericiydi. Gece Yarısı Kütüphanesi'ni okurken ana karakter Nora ile birlikte seçimlerini ve verdiğin kararları sorguluyorsun, hayal kuruyorsun.