Fahrettin Öztürk

Her konuda üstadımız , düşleri yaşama ve gerçekleri cennete dönüştürmeyi bilen yaradılışın o seçilmiş varlıkları olan Doğuluların dedikleri gibi , göze göz, dişe diş.
Sayfa 458·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yine ocak başında söyleşeceğiz , yine benim aniden sesimi yükseltip bağırmama bir şey demeyip susacak ,sonra öfkemin süt köpüğü gibi kabarıp dinmesi beklenecek , ardından her ne diyorsa yine hatunun dediği olacak. Gülüşecek ve birlikte tiridin suyuna ekmek banacağız. Kendini kaybettim ama hayalini kaybetmem merak etmeyin.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Büyü bozulmuştu. Artık boz sakallı çayır kuşunun sesi toprağın kokusuna karışmıyordu. Zaten boz sakallı çayır kuşu ile ardıç kuşunun seslerinin birbirinden ayırt edilmesiyle de kimse ilgilenmiyordu.Rüzgarın ne yandan eseceği önemini kaybetmiş, Mart dokuzu ile April beşi beklenmez olmuştu. Haliyle turnaların bölük bölük geçmesine aldıran olmuyor, kimseler dağlardan şifa otu toplamıyordu. Dolunay tepelerin ardından bir büyük bakır sini gibi ağır ağır yükseldiğinde aya bakıp yürek çarpıntıları ile dilek dileyen genç kızların kökü kesilmişti.Gece lacivert harmanisini köyün üzerine örtüp ses-soluk kesildiğinde ninesinin kucağına sokularak ' Nine bana masal anlat ' diyecek torunlar nerelere savrulmuştu. Kadınlar toplanıp buğday kaynattıklarında hep bir ağızdan türkü çığırmıyor; ne erişte kesene , ne tarhana dökene raslanıyordu. Kalmışsa kenarda köşede birkaç kişi , onların da yüzü asıktı. İnsanlar sevincini kaybetmişti sanki . ....
Sayfa 136·Kitabı okudu
Henüz bu dereceye gelmediğimize , iradenin kim bilir hangi şeytanın keyfine bağlı olduğunun hâlâ anlaşılmamasına sevinme …
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Kleopatra ( Roma tarihinden bir örnek vereceğim için affedin ) cariyelerinin göğsüne altın iğneler batırmayı sever, attıkları çığlıklardan , kıvranmalarından zevk alırmış.
Sayfa 26·Kitabı okuyor