büşra gül öztürk

Adalet hazzından bir doz daha almayı takıntı haline getirmemize neden olan bir ortam varsa o da dijital dünyadır . Fiyasko video yanı sıra twitter infaz mangaları ve ahlaki saygısızlıklar karşısında Facebook’taki atıp tutmalar sıklıkla Schadenfreude çağında yaşadığımızın, odalarımızdaki koltukların konforunda kindar misillemelere can atışımızın delili sayılır.Ekranlarımızın köşesinde soykırımlar , rüşvetci bankacılar ve uluslararsı komplolara dair son dakika haberleri boy gösterirken, muhtemelen yüzyüzeye kıyasen internette daha cok zorbalığa maruz kalıyoruz. En çok paylaşım getirecek içerikleri teşvik eden gelir güdümlü algoritmalar -ne kadar öfke o kadar tıklanma- görüşüne göre ne kadar öfkeleniyorsa o kadar çok tıklıyoruz. Bu durumu hummalı hale getiriyor.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi size soruyorum Profesör: Ben miyim deliren yoksa dünya mı ? Freud işaret parmağıyla vurarak küle üfledi ‘ ilk olarak sakince yerine otur ‘ .İkincisiyse , evet , dünya delirdi.Ve üçüncüsü , boş hayallere kapılma, çünkü herkes daha da fazla delirecek .
Franz:” Bu şehir fazlasıyla gürültülü ve biraz da kokuyor . Muhtemelen kanaldan geliyor. Kısa boylu kadın işaret parmağını bir kuru dal misali Franza uzattı.” Bu kokan şey kanal değil Franz “Çürümüş zamanlar.Çürümüş , bozulmuş ve yozlaşmış.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Tragedyalar istediklerini elde edemeyen insanların hikayeleridir, ama istediklerini elde edemeyen insanlarla ilgili her hikaye trajik bir görünüm taşımaz.Komedyalarda insanlar istediklerinin bir kısmını elde eder ama tragedyalarda insanlar istemenin bir işe yaramadığını keşfeder ve olay örgüsü çözüldükçe istediklerini sandıkları şeyin giderek daha azına erişirler.İişin aslı hem istedikleri şey hem de istediklerine ulaşmaya çalışma yöntemleri bir tahribata yol açar; nihayetinde de trajik kahraman olarak adlandırılan karakterin ve tabi ki onun düşmanlarının ve yandaşlarının daha büyük yıkımına sebep olur.
Felsefe
''Mana bu tefessüh ve taaffün etmiş vasat içinde bir bakıma Ağustos sıcağına düşmüş kar gibi.Düşmesiyle kendini kaybetmesi bir oluyor.Kolay değil bunca kalabalık içerisinde ona buna bakmadan, sağa sola değmeden,üzerine herhangi bir şey kondurmadan menziline salimen vasıl oluncaya kadar yolunda dosdoğru yürümek''
Sayfa 19
Felsefe