özüm

özüm
Görsel İletişim Tasarımı
2004
43 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
yaşamın, yapman gerekenleri hiç yapamaman olacak. yaşamın, yapılamayan olarak kalacak.
Sayfa 86
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Araştırmaların beni getirdiği nokta toplumumuzda sanat olarak kabul eden şeylerin bırakın iyi sanat, gerçek sanat, şu sanat, bu sanat olmayı, sanatla hiç ilgisi olmayan sanatın taklidininden öteye geçemeyen şeyler olduğu noktasıdır.
İşte bizde varlıklı sınıflardan yüksek tabakalardan insanların sanat diye benimsediği taklit yapıtlar bütün sanat dallarında bu türden hazır reçetelerie göre üretiliyorlar. Yüksek sınıflar sanatının halk sanatından ayrılması sonucunda doğuran üçüncü ve en önemli etken de bu olgu yani sanat yapıtlarının yerine sanat taklidi yapıtların konulması olgusunu oluşturuyor.
Hiçbir bilim estetik kadar metafizik düşlemler alanına bırakılmamıştır. Platon’dan neredeyse günümüz resmi öğretilerine dek sanattan sürekli olarak, nihai ifadesini mutlak güzel anlayışında bulan incelmiş fantezilere aşkın gizemlerin karışımı olarak söz edilmiştir.
Milletinin içinden kendisini sevmeyen büyük bir kısmın olduğunu da bilir ama İsa’nın söylediği gibi düşünür: “Onları affet çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” Atatürk milletine böyle bakan bir liderdir. Karşısındaki cahil güruhun onu sevip sevmediğini umursamadan onları istediği medeni düzeye getirmek için çabalamıştır; bu onu tatmin eden en önemli amaçlardan biridir. Atatürk’ün bu konuyla ilgili olarak, “Neden ben bu kadar senelik eğitim gördükten, medeni hayatı inceleyip hürriyetin tadını alabilmek için hayatımdan ve zamanımdan feragat ettikten sonra avam mertebesine ineyim? Onları kendi mertebeme çıkarayım. Ben onlar gibi değil onlar benim gibi olsunlar.” düşüncesi vardır.