PulseoftheBook

Puan vermedi·136 syf.··
2025 47. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 15:42
Fuenteovejuna ~ Lope De Vega Burada adalet gökte değil, toprağın üstünde aranır Merhaba sevgili kitapseverler, Fuenteovejuna, 1619’da yazılmış bir İspanyol Altın Çağ tiyatrosu örneği. Gerçek bir tarihi olayı sahneye taşır: Bir köy halkının, zalim komutanlarına karşı birlikte isyan etmesi. İlginç olan şu ki: Mahkemede “Bu cinayeti kim işledi?” diye sorulduğunda tüm köylüler aynı cevabı verir: Fuenteovejuna halkı. Yani suç bireyde değil, birlikte hareket eden halktadır. Bu da kitabı kolektif direniş, adalet ve halk iradesi üzerinde yazılan çok güçlü bir metne dönüştürmüş. Lope de Vega, İspanya’nın Shakespeare’i sayılıyor ama Fuenteovejuna, bildiğimiz saray oyunlarından çok farklı. Bir köy halkı, zalime baş kaldırıyor ve susturuldukça çoğalıyor, bastırıldıkça büyüyor. Sanki Antigone’nin meydan okuması (devlete karşı vicdanı savunan kadın), Medea’nın öfkesi (ihanete uğramış bir kadının yıkıcı intikamı) ve Hekabe’nin yasını (savaşta her şeyini kaybeden bir annenin ağıdı) da taşıyor. Ama sahne İspanya kırsalı. Ve sahnede bir halk var. Bir isimde birleşiyorlar: Fuenteovejuna. Bugün Temmuz’un son günü. Kolektif hafızaya kazınmış bir direnişin sesini okudum. Tarih yalnızca olup biteni değil, susturulan bir halkın çığlığını, inkâr edilmiş bir adaletin izini, unutturulmak isteneni de yazar. Siz hiç “hepimiz aynı kişiyiz” diyerek adaleti savundunuz mu? Okunsun. Herkese keyifli okumalar, sevgiyle
FuenteovejunaLope de Vega · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022124 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 10:24
·
2025 53. kitabı
Halide Edib Adıvar
7.5/10 · 169 okunma
Puan vermedi·475 syf.··
2025 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 00:58
Sinekli Bakkal ~ Halide Edib Adıvar Merhaba sevgili kitapseverler; Sinekli Bakkal, bir roman değil de sanki, kolalanmış bir dantel örtünün kokusunu içine çekip, usulca masanın üzerine sermek gibi. Kırılgan, sert, zamanla sararmış… ama hâlâ dimdik ayakta. İkinci kez okudum. Ve bitirince, uzun süre hiçbir şey okuyamadım. Toplumsal dönüşümün, kadın kimliğinin, inanç çatışmalarının, Doğu-Batı geriliminin ve görünmeyen sınıf farklarının romanı diyebilirim. Halide Edib’in o güçlü, titiz anlatımı sayfaların arasında hâlâ taş gibi duruyor. Cümleleri değil de zamanı işliyor sanki. Bazı romanlar, hatırladığımızdan çok daha derin olabiliyor. İçine ancak yıllar sonra, tam anlamıyla düşebiliyorsunuz. İlkinde sadece olanı okursunuz; ikinci okuyuşta neden olduğunu fark edersiniz. Ben bu kez Rabia’nın sessiz gücünü, Peregrini’nin yabancılığını, Tevfik’in yorgun idealizmini, İmam İlhami’nin donuk otoritesini… Ve mahallenin görünmeyen duvarlarını daha çok fark ettim. Daha çok yalnızlık, daha çok hayal kırıklığı. Kadınların omuzlarına çöken görünmez yükü daha net resmettim kafamda. Her ay bir Halide Edib okuyacağım demiştim. Belki bazı aylar iki olur. Şimdilik Yolpalas Cinayeti, Döner Ayna ve Handan yanımda. Bu defa yalnız okumuyorum gibi. Hayat deneyimim ve zamanın içinden süzülen birikmiş duygularda bana eşlik ediyor Herkese keyifli okumalar, sevgiyle
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
Puan vermedi·339 syf.··
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 11:55
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ~ James Joyce Merhaba sevgili kitapseverler; Sanatçının Portresi; Stephen Dedalus adlı gencin çocukluktan gençliğe, oradan da bireysel ve sanatsal bilince uzanan ruhsal gelişimini anlatıyor. Joyce’un kendi hayatına yaslanan bu otobiyografik yolculukta, hem içsel çatışmalar hem de dış dünyanın baskıları yankılanıyor. “İster evim, ister yurdum, ister kilisem olsun, inanmadığım şeye hizmet etmeyeceğim. Ve kendimi olabildiği kadar özgürce, olabildiği kadar bütünlükle dile getireceğim bir hayat yada sanat tarzı bulmaya çalışacağım” James Joyce’un Stephen Dedalus’a söylettiği bu cümle, bir bireyin hem dünyayla hem kendisiyle hesaplaşmasının doruk noktası. Bu yalnızca bir kopuş değil—bir doğuş, bir kimlik inşası ve sanatçının kendi yoluna çıkış anı. Roman ilerledikçe dil de Stephen’la birlikte büyüyor. Çocukluktaki yalın sözcükler yerini karmaşık, sorgulayıcı bir dile bırakıyor. Anlatım da karakterle birlikte derinleşiyor; bu biçimsel dönüşüm, Joyce’un anlatıya getirdiği en çarpıcı yeniliklerden biri. Ben bu kitapta sadece bir portre görmedim. O bulanık yolları, iç savaşları, kırılmaları hissettim. Stephen’ın inançla, aidiyetle, toplumla ve hatta dille yaşadığı gerilim, okura şunu düşündürüyor: Kendin olmaya nerede başlarsın? Başkaları tarafından şekillendirilmiş bir kimliğin içinde gerçekten sen misin? Sustukların kime ait, söylediklerin ne kadar senin? Bu kitap, Dublinliler ile Ulysses arasında bir köprü gibi. Dublinliler gözlem ve toplumsal gerçeklikle sınırlıyken, Sanatçının Portresi bireysel bilince ve içsel arayışa yöneliyor. Stephen’ın zihni artık yalnız bir karakter değil, Joyce’un anlatı laboratuvarı. Joyce’a başlamak isteyenler için bu kitap, Dublin sokaklarından bireysel özgürlüğe, seyircilikten yazarlığa geçişin ilk
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak PortresiJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20181,360 okunma

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·475 syf.··
5 günde okudu
·
2025 52. kitabı
Halide Edib Adıvar
8.1/10 · 22,9bin okunma