Marianne gerçek hayatın çok uzakta bir yerde olduğu ve onsuz gerçekleştiği hissine kapılmıştı; yerini öğrenebilecek, bir parçası olabilecek miydi, bilmiyordu... Tek bildiği, gerçek hayat başladığında artık onu hayal etmesine gerek kalmayacağıydı.
Sessizliği seviyordu o. Sessizliği, yalnızlığı... Dalgasına taş atılmamalıydı... Seviyordu geceleri. Hele ayın güçlü ışıkları dünyayı gündüze çevirdiği geceleri...
Sessizliği seviyordu o. Sessizliği, yalnızlığı... Dalgasına taş atılmamalıydı... Seviyordu geceleri. Hele ayın güçlü ışıkları dünyayı gündüze çevirdiği geceleri...