- George Orwell yazdığı 1984 adlı kitabının ilham kaynağı olarak bu kitabı göstermiştir.
- Kitap modern distopya türünün ilk örneğidir aynı zamanda
- Kadın ve erkekler numaralarla adlandırılmış olmakla birlikte erkekler tek sayı, kadınlar ise çift sayı olarak yazılmıştır.
- Zamyatin, kitabı yazdığı dönemde Rusya'da her zamanki gibi çalkantılı bir siyasi ortam var olmakla birlikte devrim de konuşulmaya ve gerekliliği tartışılmaya devam edilmekteydi.
- Kitap 26. yüzyılda 'Tek Devlet' in hakim siyasi görüş olduğu dönemi anlatıyor. Tek Devlet insanları öylesine esir almıştır ki; ne zaman yemek yiyecekleri, ne zaman uyuyacakları ve ne zaman pembe zarf alacakları ( çocuk yapacakları) bile bu baskıcı devlet tarafından karar veriliyordu.
- Yeşil Duvar arasında sıkışıp kalmış ve halinden nispeten memnun kalan ve Yeşil Duvar'ın ardına bakmaya cesaret dahi edemeyen bir toplum. Gelgelelim ana karakter sistem tarafından evliliği uygun görülen kişi değil sisteme karşı gelen bir kadınla tanışması ile Yeşil Duvar'ın da dışına çıkılacağını göstermektedir.
Hazır bizde de son aylarda sadece seçim çalışmaları ve adayların vaatleri! tek gündem noktası olmuşken okunabilir bir roman. (eh işte :) )
not: Körlük kadar güzel ve akıcı değil
not: 65+ üzeri muhtar, aza, belediye başkanı vıttırı zıddık adamların afişlerine kitapta yer verilmemiştir.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
* Kurgusu ve dili anlamında çok akıcı ve sürükleyen bir roman -belki aşk romanı - nitekim sonu elbette ki herkeste olduğu gibi beni de ters köşe yaptı.
** Ahmet'in kardeşinin hikâyesini gazeteci kıza anlatırken en az onun kadar ben de meraklandım. Sonlara doğru özellikle inanılmaz bir merak hissi uyandırdı.
*** "İnsanın duyguları olmasaydı her şey ne kadar kolaylaşırdı" minvalinde yazılan kitap 'aşk' ya da 'kara sevda' denilen saplantı insana neler yaptırır gerçeğini gözler önüne seriyor.
***** Ve evet katılıyorum "Aşk, bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir."
Kardeşimin Hikayesi
Murathan Mungan benim nazarımda taşa ağıt yazsa ağlatır; şiir yazsa aşkı özletir; roman yazsa okunur üstelik yaşanır.
İyi ki var :)
Keyifli okumalar...
Kitap Yunan Dimitrios Katsikas'ın Nevşehir Ürgüp'e gelip burada Mustafa Güzelgöz (Eşekli Kütüphaneci) ve ailesiyle tanışması ve iki hafta boyunca burada kalması ile başlıyor. Mustafa Güzelgöz'ün eşek sırtında nasıl ve ne amaçla köylere kitap taşıdığı anlatılmakta.
Çok büyük bir özveri ile Ürgüp ve civar köylerde halkı karanlıktan aydınlığa ancak ve ancak okumakla çıkaracağını düşünen Mustafa Güzelgöz'ün bu hikâyesi elbette ki Türkiye'de cezasız kalmayacaktır!
Kitabın bazı yerlerinde Atatürk'e de yer veren(!) Fakir Baykurt, ülkenin gelişmesini engelleyen yahut engellemek isteyenlere karşı okumanın okutmanın ne denli önemli olduğunu da dile getirmiş.
Güzel bir kitap okudum ve karanlığa karşı aydınlığın okumakla sağlanacağını tekrar hatırlattı bana.